Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12415 E. 2009/11874 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12415
KARAR NO : 2009/11874
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 6011563 sigorta sicil numarasında yanlış yazılan baba adının düzeltilmesi ile çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesinI istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı 6011563 sigorta sicil numarasındaki çalışmalarında baba adının “… Ali” olmasına rağmen sehven “Şevket” olarak yer aldığını yanlışlığın düzeltilerek bu sigorta sicil numarasındaki çalışmalarının kendisine ait olduğunun tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece;davanın kabulune karar verilmiş ise de bu sonuca eksik incelemeyle ulaşılmıştır.
Gerçekten, sigortada gözüken kayıtlar ve çalışmalar kişiye bağlı vazgeçilmez haklardandır. Bu tür davaların; Kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, titizlikle araştırma yapılıp, sonuca ulaşılması gerekir. Dosya içeriğine ve davacının aile nufüs kayıt tablosuna göre; davacının baba adının “…” ve doğum yerinin “Dicle” olduğu ilk kez 17.10.1970 tarihinde 6011563 sigorta sicil nosu ile çalışmaya başladığı ve işe giriş bildirgesinde baba adının “Şevket” doğum yerinin “Geyiktepe” olarak yer aldığı saptanmıştır. Ancak aynı sicil numarasından daha sonra verilen 10.2.1976,1.6.1976,9.9.1979 v.s.işe giriş bildirgelerinde ise baba adının “…” olduğu bir kısım bildirgelerde ise doğum yerinin “Dicle” olarak bildirildiği görülmüştür.Bu duRumda çalışmanın tesbitine ve aidiyetine karar verebilmek için öncelikle ilgili Nufus Müdürlüğünden ve gerektiğinde zabıta araştırmasıda yapılarak “Şevket oğlu Geyiktepe 1954 doğumlu …” adlı bir şahsın bulunup bulunmadığı araştırılmalı var ise dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden davaya yöntemince katılımı sağlanmalı beyanı alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.