Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8235 E. 2023/214 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8235
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/142 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/1450 Esas, 2022/1533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eksik incelemeye,
2. Sanığın eyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturacağına bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Haksız tahrik ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden önceki gün akşam saatlerinde sanığın kızı olan …nin maktulün oğlu olan …ile evlenmek amacıyla baba evinden ayrıldığı, sanık ve eşinin karakola giderek kızları hakkında kayıp ihbarında bulunduğu, yine sanığın, kızının, aynı zamanda akrabası olan maktulün

oğlu tarafından kaçırılmış olabileceğini düşünerek maktul ve eşine telefonla ulaşarak kızının nerede olduğunu sorduğu, ancak nerede olduğunun bilinmediği cevabını alan sanığın olay günü sabah saatlerinde maktulün yaşadığı köye sırtında av tüfeği ile gittiği, maktulün tarlasına gitmek için bindiği traktörün üzerinde iken sanıkla karşılaştığı, sanığın tüfekle 2 el ateş ettiği, maktulün göğsüne ve bacağına isabet eden toplu saçma girişleri nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçu tevilli ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Olaya ilişkin bilgi sahibi olan kişilerin beyanlarının dava dosyasında mevcut olduğu görülmüştür.

4. Olay yeri inceleme tutanağı ile uzmanlık raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak Sinop Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 25.01.2021 tarihli otopsi raporunda;
“1- Göğüs sol üstte orta hattın 6 cm. sol tarafında, sol köprücük kemiğinin 6 cm. alt tarafında, 6 cm. çaplı kenarları düzensiz, yara dudakları kenarlarında az miktarda barut is ve kalıntıları izlenen, yanık olmayan, vurma halkası bulunan av tüfeği iri saçma tanesi (AİST) toplu giriş deliği,
2- Sağ kol üst arka dış tarafta 15 cm. çaplı alanda 4 (dört) adet 0,6 cm. çaplı vurma halkası, barut isi, yanık olmayan AİST çıkış delikleri,
3- Sol uyluk 1/2 orta dış tarafta 3,5 cm. çaplı kenarları düzensiz, barut is ve kalıntıları izlenmeyen, yanık olmayan, vurma halkası bulunan av tüfeği iri saçma tanesi (AİST) toplu giriş deliği,
4- Sol uyluk üst iç tarafta kasık bölgesinde 11 cm. çaplı alanda, boyutları 0,6-1 cm arası değişen 5 adet, 1 (bir) adet iğ şeklinde yara dudakları düzgün 6 cm. uzunluğunda vurma halkası, barut isi, yanık olmayan AİST çıkış delikleri,
5- Sağ uyluk alt iç tarafta 15 cm. çaplı alanda 3 (üç) adet 0,6 cm. çaplı vurma halkası olan, barut isi, yanık olmayan AİST giriş delikleri bulunduğu;
Buna göre;
– Kişinin vücudunda en az 3 ayrı atışla oluşabilir nitelikte av tüfeği iri saçma tanesi giriş çıkış yaraları bulunduğu,
– Otopsi esnasında elde edilen iri saçma tanelerinin ve 1 (bir) adet plastik tapanın görevli Cumhuriyet Savcısına teslim edildiği,
– Dış muayenede 1 ve 3 numara ile tarif edilen giriş yaralarını oluşturan atışların cilt–cilt altı bulgularına göre yakın atış mesafesinden yapılmış olduğu, dış muayenede 5 numara ile tarif edilen giriş yaralarını oluşturan atışın cilt–cilt altı bulgularına göre uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu ancak tüm atışların elbiseli bölgeye isabet etmesi nedeniyle kesin atış mesafesi tayini isteniyorsa şahsın olay anında üzerinde bulunan elbiselerin incelenmesi gerektiği,
– Dış muayenede tarif edilen 1 numaralı giriş yaralanmasını oluşturan atışın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, 3 ve 5 numaralı giriş yaralarını oluşturan atışların öldürücü nitelikte olmadıkları,

– Mevcut bulgulara göre; kişinin ölümünün, av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ harabiyeti ile iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu” kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

6. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli raporun sonuç kısmında;
“Adlî dosyada kayıtlı bilgiler, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, olay yeri inceleme bulguları, ölü muayene ve otopsisinden tespit edilen bulgular, radyolojik incelemelerde tespit edilen bulgular, olay anında kişinin üzerinde bulunan elbiselerin Jandarma Kriminal Laboratuvarında yapılan incelemelerinden elde edilen bulgular, ölü muayene ve olay yeri inceleme görüntülerinin Kurulumuzda yapılan incelemelerinden edle edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde;
A) Otopsisinde göğüs sol ön bölgesinde tanımlanan yaralanmanın av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarası olduğu, atış mesafesinin 1-3 metre arası olduğu, trajesinde sol akciğerde, aortta ve sağ akciğerde harabiyet meydana getirdiği cihetle tek başına ölüm meydana getirecek nitelikte olduğu,
B1) Sol uyluk dış yan bölgede tanımlanan yaralanmanın av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarası olduğu, atış mesafesinin 1-3 metre arası olduğu, trajesinde yumuşak doku-kas seyirli olup büyük damar ve sinir yaralanmasına neden olmadığı cihetle; ölüm meydana getirecek nitelikte olmadığı,
B2) Sol uyluk dış yan bölgede tanımlanan av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarasından giren av tüfeği saçma tanelerinin soldan sağa seyirle sol uyluk iç yan bölgede tanımlanan bölgeden vücudu terk ettikleri, bacağın uygun pozisyonunda sağ uyluk iç yan bölgede tanımlanan av tüfeği saçma taneleri giriş yarasını oluşturdukları cihetle; kişinin vücudunda tespit edilen av tüfeği saçma taneleri yaralanmalarının 2 (iki) atışla oluşturulabilecekleri oybirliğiyle mütalaa olunur.” şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme ve Suç Vasfı Yönünden
Sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, taraf ve tanık anlatımları, özellikle olaydan sonra sanığın yakınlarını arayıp cinnet getirerek maktulü vurduğunu söylediğine dair beyanların içeriği, İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan raporda kişinin vücudunda tespit edilen av tüfeği saçma taneleri yaralanmalarının 2 (iki) atışla oluşturulabileceklerinin tespit edilmesi, yaraların yeri ve niteliği karşısında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçu kasten işlediğinin kabulünde ve yazılı şekilde kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Yönünden
Sanığın suç tarihinde … olduğu anlaşılan kızının maktulün oğlu ile evlenmek amacıyla kendi isteği ile kaçtığı, bu durum sanık için üzüntü ve öfke uyandırsa da sanığa karşı yapılmış haksız bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, bununla birlikte sanık tarafından çocukların yeri sorulduğunda maktulün kendisine “Senin kızını gelin mi alacağım, oğlum oynayıp bırakacak.” dediği iddia edilmiş ise de; sanık, sanık yakınları ve maktulün yakınları tarafından maktul ve sanığın olay tarihine kadar sürekli birbirlerine gidip geldikleri ve ilişkilerinin çok iyi olduğunu beyan etmeleri ile yakın akraba olmaları göz önüne alındığında maktulün evlenmek amacıyla oğlu ile kaçan sanığın kızı için, üstelik baba olan sanığın elinde tüfek varken böyle sözler söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine sanığın maktulün oğlunun kendisine silah doğrulttuğuna ilişkin beyanlarının da tüm aşamalarda çelişkili olduğu, olay yeri inceleme bulgularının uzmanlık raporlarının, taraf ve tanık beyanlarının sanık savunmasını doğrulamadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/1450 Esas, 2022/1533 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.02.2023 tarihinde karar verildi.