Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16378 E. 2023/27 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16378
KARAR NO : 2023/27
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ

Sanık … hakkında kurulan Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/131 Karar sayılı mahkumiyet kararının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.03.2020 tarihli kararı ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda, aynı Mahkemenin 01.03.2022 tarihli ve 2020/1276 Esas, 2022/396 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasının son cümlesi

yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beş, on ve yirmi ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 30.04.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.10.2022 tarihli ve 2022/20729 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131390 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131390 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/18-son maddesi delaletiyle 3/5. maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun’un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 6 ay hapis ve 7 gün adli para cezasına hükmedilmesi akabinde anılan Kanun’un 3/10-son maddesi gereğince 3 yıl hapis ve 7 gün adli para cezasına hükmedilmesini müteakip, 3/22-2. cümle uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında 1 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası olarak belirlenmesi yerine, sehven artırımla 4 yıl 6 ay hapis ve 10 gün adli para cezasına hükmedilmesi akabinde, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezası yerine, 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 12 gün adli para cezasına hükmedilmesi, bu işlemi de takiben 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 4 gün adli para cezasına (karşılığı 80,00 Türk lirası) hükmedilmesi yerine, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 10 gün adli para cezasına (karşılığı 200,00 Türk lirası) hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Dosya kapsamına ve UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre, sanık …’ın Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1276 Esas, 2022/396 Karar sayılı gıyabi kararının verildiği 01.03.2022
ve kararın tebliğ edildiği 22.04.2022 tarihinde Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmıştır.
3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19 ve Tebligat Tüzüğü’nün 25. maddeleri uyarınca, tutuklu ve hükümlülere ait cezaevi adresine çıkarılan tebligatın bizzat kendilerine yapılacağı, bu tebliği, hükümlü veya tutuklunun bulunduğu cezaevi veya müessese müdürünün, bunlar da yoksa orayı idare eden memurun temin edeceği, ancak tebligatın bu kişilere yapılamayacağı, bu görevlilerin hükümlü veya tutuklunun tebligatı alması için aranıp bulundurulmasını sağlayacakları, ancak bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olanlara ait tebligatın, Tebligat Tüzüğü’nün 16. maddesi gereğince, hükümlünün yasal temsilcisine (vasisine) yapılması gerektiği cihetle, sanık …’ın yokluğunda Esas No : 2022/16378

verilen Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2020/1276 Esas, 2022/396 Karar sayılı kararının, sanığın bulunduğu cezaevinde yukarıda belirtilen işlemler yerine getirilmeksizin, mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre usule aykırı olarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında kanun yararına bozma talebine konu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.