YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9700
KARAR NO : 2022/18048
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, hakaret, üste fiilen taarruza teşebbüs, üste hakaret, üstü tehdit
HÜKÜMLER : Sanık hakkında müşteki …’a karşı üste fiilen taarruza teşebbüs ve üste hakaret suçlarından hükümlülüğüne; mağdurlar …, …, …’ye karşı görevini yaptırmamak için direnme suçundan hükümlülüğüne, mağdurlar …, …, … ve …’a karşı hakaret suçundan beraatine; mağdur …’a yönelik üstü tehdit suçundan hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Mağdurlar …, … ve …’a karşı hakaret suçundan verilen beraat kararlarına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II) Mağdur …’a karşı hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2013 tarihli ve 2013/788 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında 11.03.2012 tarihinde mağdur …’a yönelik kamu görevlisine görevi nedeniyle alenen sövme suçundan dolayı kamu davası açıldığı, UYAP üzerinde yapılan incelemede sanık hakkında aynı eylemine ilişkin olarak, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 09.05.2013 tarihli ve 2013/80 Esas 2013/115 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında; mağdur …’a karşı üste hakaret suçundan dolayı (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2013/544 Esas, 2016/193 Karar sayılı ilamı ile hakkında mahkumiyet kararı verildiğinin ve kararın Dairemizin 2021/23803 esasına kayıtlı bulunup temyiz incelemesi aşamasında olduğunun belirlenmesi karşısında;
5271 sayılı CMK.nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca, iddianame tarihi daha sonra olan ve aynı fiiller nedeniyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanığın, katılan …’a karşı üste fiilen taarruza teşebbüs ve üste hakaret suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile mağdur …’a karşı üstü tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2013 tarihli ve 2013/788 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında 11.03.2012 tarihinde katılan …’a yönelik olarak kasten yaralamaya teşebbüs ve kamu görevlisine görevi nedeniyle alenen sövme, mağdur …’a yönelik tehdit yoluyla kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme suçundan dolayı kamu davası açıldığı, UYAP üzerinde yapılan incelemede sanık hakkında aynı eylemlerine ilişkin olarak, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 09.05.2013 tarihli ve 2013/80 Esas 2013/115 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında; katılan …’a karşı üste fiilen taarruz ve üste hakaret suçları ile mağdur …’a karşı üstü tehdit suçundan dolayı (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2013/544 Esas, 2016/193 Karar sayılı ilamı ile hakkında mahkumiyet kararları verildiğinin ve kararların Dairemizin 2021/23803 esasına kayıtlı bulunup temyiz incelemesi aşamasında olduğunun belirlenmesi karşısında;
5271 sayılı CMK.nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca, iddianame tarihi daha sonra olan ve aynı fiiller nedeniyle açılan mükerrer davaların reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Yasaya aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV) Mağdurlar …, … ve …’a karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın eyleminin TCK’nun 265/1.maddesi kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
ASCK’nın 1’inci maddesinde, “Türk Ceza Kanununa göre cürümler ve cezalar hakkında umumi suretle cari olan esaslar, bu kanunda hilâfı yazılı olmadıkça, askerî cürümler hakkında da tatbik olunur…”, 2’nci maddesinde de “Askerî şahısların askerî olmayan suçları için Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik olunur.” hükümleri yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, asker kişiler tarafından işlenen suçlarda, öncelikle suçun askerî bir suç olup olmadığı ve Askerî Ceza Kanununda özel bir düzenleme bulunup bulunmadığına bakılacak, burada bir düzenleme bulunduğu takdirde Askerî Ceza Kanunu uygulanacak, Askerî Ceza Kanununda özel bir hüküm bulunmadığı takdirde Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik edilecektir.
ASCK’nun 90/1’inci maddesinde: “Bir amiri veya mafevkini (üstünü) zorla ve tehdit ile hizmet emrini ifadan men etmek yahut hizmete ilişkin bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışmak” şeklinde mukavemet suçu tanımlanmıştır. (Kapatılan) As.Yrg.Drl.Krl’nun 31.03.1994 tarihli ve 1994/37-34 E.K. sayılı kararında da ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; ASCK’nın 90/1’inci maddesinde belirtilen, bir üstü zorla ve tehditle hizmet emrini ifadan men etmeye, yahut hizmete müteallik bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışmaktan maksat, sadece maddî kuvvet olmayıp, pasif mukavemeti de içine alan amir veya üstü hizmete taalluk eden bir fiilî yaparken men etmek için her türlü cismanî kuvvet kullanmaktır.
Askerî Ceza Kanunu mukavemet suçunu aktif ve pasif olarak ayırmayıp, tek hükümle düzenlediği cihetle amir veya üste mukavemetten maksat, üst veya amirin bir hizmet emrini yerine getirmesine engel olmak amacı ile hizmet emrinin yerine getirilmesini güçleştirmektedir. Hâl böyle olunca da maddede geçen zor kelimesini sadece maddî kuvvet anlamında kabul etmek kanun koyucunun gerek amacına ve gerekse korunmak istenen hukukî yarara ters düşecektir. Dolayısıyla bir amir veya üstün bir hizmet emrini yerine getirmesini engelleyecek her türlü hareket mukavemet suçunu oluşturmaktadır.
Alkollü olarak birliğe gelen sanığın nöbetçi subay katılan …’a yönelik eylemleri sonrası, nöbetçi subayın sanığın tutulması ve hastaneye sevk edilmek üzere askeri araca bindirilmesi emrini vermesi üzerine, emir gereği askeri araca bindirilmek istenen sanığın ani müdahale mangasında görevli mağdur askerlere karşı “Belimdekini çıkarırsam hepinizi biçerim, koğuşa gelmeyecek misiniz hepinizden bunun hesabını sorarım…. Sizin yattığınız yeri biliyorum, sizi gece yatırmayacağım, hepinizin anasını sikeceğim” diyerek, askeri araca binmemek için direndiği, bu maksatla kendisini tutmaya çalışanlara engel olmaya çalıştığı, görevli personelin verilen emri yerine getirmesini engellediği, güçleştirdiği olayda; sanığın, askerlik hizmetini yerine getirmekte iken olay günü ani müdahale mangası erlerini kendilerine verilen hizmet emrini ifadan zorla men etmeye kalkışmak suretiyle özel ceza kanunu olan Askeri Ceza Kanununda düzenlenen ve sırf askeri suçlardan sayılan “mukavemet” suçunu işlediği, bu nedenle ASCK’nun 90/1-2. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.