YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5388
KARAR NO : 2009/6674
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ : BEYOĞLU 1. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar …, … ve …’ın ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki taraf 9.8.2006 tarihli şikayet dilekçesiyle, sanıklar hakkında Beyoğlu 4.İcra Müdürlüğünün 2002/2655 sayılı dosyasıyla devam eden takipte 15.6.2006 günü yapılan haciz sırasında şirkete ait hiçbir eşya ve evrakın bulunmaması, ayrıca aynı adresin farklı pek çok şirket tarafından resmi adres olarak kullanılması nedeniyle sanıkların İİK’nun 331.maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde: “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; 17.7.2007 ile 15.5.2008 tarihli bilirkişi raporlarında “….davaya konu Sabah Kitapçılık San.ve Tic. A.Ş’nin 31.12.1999 tarihi itibarıyla mevcut 255.272.717.000TL (255.272.72YTL) tutarındaki özvarlığının, 31.12.1999 bilanço tarihi ile haczin icra edildiği 15.6.2006 veya borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiği 7.6.2007 tarihleri arasındaki sürede tamamen kaybolmuş, eş anlatımla telef edilmiş olduğu” tespitinde bulunulmuş ise de, rapor içeriğinden bu bulguları destekleyen veriler yeterli bulunmadığı gibi, aynı adreste faaliyette bulunduğu iddia edilen şirketlerle aralarında fiili veya hukuki bağ olup olmadığı belirlenmeden ve bilirkişi raporlarındaki saptamalara neden itibar edilmediği de gerekçe bölümünde yeterince tartışılmadan eş anlatımla; sanık savunmaları da gözönünde bulundurulmak suretiyle, bilirkişilerden, “öz varlığın 31.12.1999 bilanço tarihi ile haczin icra edildiği 15.6.2006 veya borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiği 7.6.2007 tarihleri arasındaki sürede tamamen kaybolduğu” şeklindeki belirlemeleri ek raporla somut bir şekilde açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.