Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4029 E. 2022/8478 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4029
KARAR NO : 2022/8478
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2020/16 E- 2020/543 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.03.2021 tarih ve 2021/192 E- 2021/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Uğur Nasip Ltd. Şti.’nin asıl borçlu davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları iki ayrı genel kredi sözleşmesinden doğan kredi alacağının ödenmemesi üzerine nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili için borçlular hakkında başlatılan ilamsız icra takibine davalı kefilin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, dava açılmadan önce 2019/11268 Arabuluculuk numaralı dosya ile gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinde 09.09.2019 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının borçlunun itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının fotokopisi ibraz edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği kesin süreye rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.11.2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekilince arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onanmış örneğinin dava dilekçesi ekinde ibraz edilmemesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli tensip 2 nolu ara kararı ile eksikliği ikmal etmesi için davacı vekiline kesin süreli ihtarname çıkartılmış,
Davacı vekili süresinde sunduğu 22.01.2020 tarihli dilekçesi ile tutanak aslının ekte sunulduğunu bildirerek dilekçe ekinde arabulucu tutanak aslını sunmuş ise de, ibraz edilen tutanak aslının bu dosya ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince, taraf vekillerinin mazeret bildirdikleri 12.11.2020 tarihli oturumda, arabuluculuk tutanağının kesin süreye rağmen sunulmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde, aynı gün hem Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/17 esas sayılı dosyası için, hem de eldeki dava için ön büroya dilekçe ve ekinde arabuluculuk tutanaklarını sunduğunu, ancak ön büro tarafından yapılan tarama işlemi sırasında dilekçe ve tutanakların karıştırıldığını, kesin sürede tensip ara kararı gereğini yerine getirdiğini, kendisinin kusurunun olmadığını, yanlışlığın ön bürodaki işlemlerden kaynaklandığını bildirmiş,
Davacının istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gibi ön büroda araştırma yapılmak, Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/17 esas sayılı dosyası incelenmek suretiyle eldeki dava ile ilgili arabuluculuk tutanağının akibeti tesbit edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenle bozulması gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.