Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/20981 E. 2023/197 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20981
KARAR NO : 2023/197
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kooperatife ait ana sözleşme ve karar defterleri ile suç tarihine kadar gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanakları celp edilerek, kooperatifin en son genel kurul tarihi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanığın yönetim kurulunda görevli olup olmadığı ile kooperatifin 1163 sayılı Yasanın 81/6. maddesi uyarınca münfesih olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine ihbar dilekçesi ekinde yer alan 16.04.2010 ve 20.05.2011 tarihli olağan genel kurul toplantılarına ilişkin tutanaklar ile yetinilerek eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1- 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde, 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

3- 5237 sayılı TCK’da cezaların içtimaına yer verilmediği halde, sanığa verilen hapis cezasından çevrili adli para cezası ile gün adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi,
4- Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nun 50/1-a maddesi yerine 52. maddesi yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”01.07.2015” yerine, ”30.06.2015” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.