YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7480
KARAR NO : 2023/105
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/275 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/551 Esas, 2022/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar Rafet ve Rahime vekili, katılan Kurum vekili, sanık … sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bir kısım Katılanlar Vekili ile Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
Suç vasfının, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tasarlayarak öldürme ve aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanık, suç tarihi itibarıyla evli olup aralarındaki geçimsizlik nedeniyle 2021 yılı Şubat ayından itibaren ayrı yaşamaya başlamışlardır. Ayrı yaşamaya başladıkları süreçte sanık, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarından da anlaşılacağı üzere maktul … ailesinin birlikte yaşadığı apartmana değişik zamanlarda gelerek veya telefonla ulaşarak maktule … ailesine karşı kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, hakaret şeklinde haksız eylemler sergilemiş ve bu eylemleri neticesinde sanık hakkında uzaklaştırma kararı aldırılmış ancak sanık bu kararı da ihlâl etmiştir. Sanık, olay günü saat 07:00 sıralarında maktulün ikâmetinin bulunduğu sokak başına gelmiş, maktulün evinden çıkmasının ardından maktulün yanına gelerek bir süre birlikte yürümüşler ve ardından tartışmaya başlamışlardır. Sanık tartışma sırasında elini beline götürüp silahını çıkarmış, maktule önce bir el ateş etmiş, maktul kaçmaya başlamış ancak sanık, olay yerinde bulunan bahçe duvarında maktulü sıkıştırmış fakat sanığın tabancası tutukluk yapmıştır. Bunu fırsat bilen maktulün kaçtığı sırada sanık, silahındaki tutukluğu gidermiş, kaçmakta olan maktule ateş etmiş, maktul bir süre kaçtıktan sonra aldığı yaralardan kaynaklı yere düşmüş, sanık yerde yatmakta olan maktulün üst vücut bölgesine 5 – 6 el daha ateş etmiş ve ardından olay yerinden koşarak uzaklaşmıştır. Maktul vücuduna isabet eden mermilerin her iki akciğer, karaciğer ve kalın bağırsakta meydana getirdiği yaralanmalar neticesinde karın ve göğüs içi ile dış kanama sonucu olay yerinde yaşamını yitirmiştir.
Suç vasfı yönünden; Sanığın, maktulün otopsi raporunda belirtildiği üzere birden fazla mermi isabeti neticesinde öldürülmüş olmasının ve maktulün yere düştükten sonra sanığın ateş etmeye devam etmesinin, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme hükümlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanması için yeterli olmadığı, maktulün öldürülürken eziyet çektiğinin tespit edilemediği dikkate alındığında sanığın eyleminin bu fıkra kapsamında kaldığına dair yeterli delil bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında uygulanamayacağına karar verildiği anlaşılmıştır.
Katılanların beyanları ve bir kısım konuşma ve görüşmelerin çözümüne yönelik bilirkişi raporuna göre her ne kadar sanığın şiddete eğilimli kişiliğinin bulunduğu, maktul … maktulün anne babasına yönelik tehdit içerikli konuşmalar gerçekleştirdiği görülmüş ise de sanığın, aynı zamanda maktul ile barışmaya eğilimli olduğu, aslen maktulün ailesine tepkili olduğu kanaatiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması gerektiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın kastının yoğunluğu, olaydan önce de değişik zamanlarda hakkındaki uzaklaştırma kararına rağmen maktule karşı huzur ve sükunu bozan, tehdit, hakaret şeklinde haksız eylemler sergilediği ve bu nedenle açılan kamu davalarının bulunduğu, suçun işleniş şekli ve özelliği, yargılama safahatında edinilen kanaat ile sanığın suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışlarından olumlu bir davranışının bulunmadığı tespitiyle hakkında indirim yapılmasını gerektirir takdiri bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3. Tanıklar G.E., N.A., K.Y. B.Ş.’nin beyanları dosyada mevcuttur.
4. Görüntü İzleme ve Resimleme Tutanağı, Yakalama, Üst Yoklama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı, Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve olay yeri fotoğrafları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. … Adli Tıp Grup Başkanlığının, 25.06.2021 tarihli otopsi tutanağında;
“Şahsın vücuduna toplam 8 adet mermi çekirdeğinin isabet etmiş olduğu, Dış muayenede 5 no’da tarif edilen mermi çekirdeğinin meydana getirdiği sol akciğer, 8 no’da tarif edilen mermi çekirdeğinin meydana getirdiği sağ ve sol akciğer ve 10 no’da tarif edilen mermi çekirdeğiin meydana getirdiği karaciğer ve kalın bağırsak yaralanmasına bağlı karın ve göğüs içi ile dış kanama sonucu ölümün meydana gelmiş olduğunu, Dış muayenede 5, 8 ve 10 no’da tarif edilen mermi çekirdeklerinini kişide başlı başına ve müştereken öldürücü mahiyette yaralanma meydana getirdikleri, dış muayenede tarif edilen diğer yaralanmaların öldürücü mahiyette olmadıkları, Mermi çekirdeklerinin genel olarak vücut içindeki seyirlerinin soldan sağa doğru bir istikamette oldukları, Cesetteki fizik bulgulara göre atışların bitişik atış mesafesi dışından yapılmış oldukları, Cesetten elde edilen bir adet mermi çekirdeğinin Grup Başkanlığının 20.04.2021 gün ve 860 sayılı yazısı ile Başsavcılığa gönderilmiş olduğu, Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi’nin raporuna göre; kişinin ölümü sırasında alkollü olmadığını, vücudunda toksik bir madde ile uyutucu/uyuşturucuya rastlanmadığı, kanda 918ng/mL Paracetamol, idrarda Paracetamol etken maddeli bir ilaç saptandığı, söz konusu ilacın tedavi amacıyla kullanılan ilaçlardan oldukları ve öldürücü miktarda olmadığı, Ölümü üzerine etkili başka bir nedenin tespit edilmediği “
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.04.2021 tarihli, BRS-KİM-21- 05338 uzmanlık numaralı raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.04.2021 tarihli, BRS-BLS-21- 02486 uzmanlık numaralı raporu, … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Bir Kısım Katılanlar Vekili ile Katılan Kurum Vekilinin Suç Vasfına Yönelik Temyiz Sebepleri
1. Tasarlama
a) Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş,
“Nitelikli hâller” başlıklı 82 nci maddesinde;
“(1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
…
İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.
b) Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından “soğukkanlılık” ve “planlama teorisi” olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.
c) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.07.2002 tarihli ve 2002/138 Esas, 2002/301 Karar sayılı kararı ile 03.12.2002 tarihli ve 2002/247 Esas, 2002/414 sayılı kararlarında; “Failin bir kimseye karşı bir suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, suçu işlemeden önce soğukkanlı bir şekilde düşündükten sonra ulaştığı ruhsal sükûnete rağmen kararından vazgeçmeyip ısrarla ve bu akış içerisinde fiilini icraya başlaması hâlinde tasarlamadan söz edilebilir. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte, ancak tasarladığı
suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat bir başka nedenle ve ani bir kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır.” sonucuna ulaşılmıştır.
d) Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/144 Karar sayılı kararı, 26.06.2012 tarihli ve 2012/67 Esas, 2012/258 Karar sayılı kararı, 12.06.2012 tarihli ve 2012/560 Esas, 2012/227 Karar sayılı kararı, 25.01.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı, 16.02.2010 tarihli ve 2010/251 Esas, 2010/25 Karar sayılı kararı, 02.02.2010 tarihli ve 2010/239 Esas, 2010/14 Karar sayılı kararı, 15.12.2009 tarihli ve 2009/200 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararı, 03.10.2006 tarihli ve 2006/30 Esas, 2006/210 Karar sayılı kararı, 13.11.2001 tarihli ve 2001/239 Esas, 2001/247 Karar sayılı kararı ile 28.04.1998 tarihli ve 1998/117 Esas, 1998/155 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
e) Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
f) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın savunmasından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendinin uygulamamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Canavarca His veya Eziyet Çektirerek
a) 5237 sayılı Kanun’da kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla ilgili bir husustur.
b) Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek, silahı denemek maksadıyla öldürmek gibi hâller sadist bir duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması bakımından “canavarca his ile” öldürmeye örnek oluştururlar.
c) Bu açıklamalar ışığında sanığın, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi kapsamına girmediğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Takdirî İndirim Sebebine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında maktul … ailesine yönelik tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığı ihlal, mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, davaların bir kısmının hâlen devam etmekte olup bir kısmından sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinin UYAP kayıtlarından anlaşılmasına göre sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/551 Esas, 2022/482 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.