YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3979
KARAR NO : 2023/34
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b), (f) bendi, 35 …, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü
fıkrası (b), (f) bendi, 35 … maddesi, 62 nci maddesi, 51 … maddesi uyarınca erteli 1 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanığın yargılama sürecinde pişmanlık göstermediğine ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanık … ile beraber yaşı … mağdureyi kolundan tutup sürüklemek suretiyle arabaya bindirmeye çalışması; mağdure ve yanında bulunan annesinin bağırması üzerine çevredekilerin olay yerine gelmesi nedeniyle mağdureyi bırakarak olay yerinden ayrılması iddiasına ilişkindir.
2. 28.08.2015 tarihli adli muayene raporunda mağdurenin sol bileğinde ağrının mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaralandığının tespit edildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay tarihinden önce sanığın yaşı … mağdure ile nişanlı olduğu; fakat nişanın mağdure tarafından bozulması üzerine aralarında husumet oluştuğu belirlenmiştir.
2. Olay günü mağdure ile annesinin yolda yürüdükleri sırada sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın araba ile yanlarında durduğu, sanık …’ın mağdureyi kolunda tutup arabaya doğru sürüklemeye çalıştığı, temyiz dışı sanık …’ın ise mağdurenin annesini yere düşürerek mağdureye yardım etmesini engellemeye çalıştığı, bağrışmalar üzerine çevrede bulunan vatandaşlarının olay yerine gelmesi nedeniyle sanıkların eylemlerini tamamlayamayarak olay yerinden kaçtıkları katılan ile annesinin beyanları ve bunu doğrulayan tanık beyanları le anlaşılmıştır.
3. Dava dosyası içerisinde yer … evraklara göre, sanığın olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce bu kez katılanın evine silahla … etmesi nedeniyle hakkında silahla tehdit suçundan dava açıldığı belirlenmiştir.
4. Hapis cezasının ertelenmesinin şartlarından birisi “… suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması …” hususu olup yerel mahkemece bu hususta olumlu kanaatin oluştuğu gerekçeli kararda belirtilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin uygulanma gerekçesi olarak ise “cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerinin göz önünde bulundurulması” hususu kabul edilmiştir.
Mahkemece, hapis cezasının ertelenmesi ve takdiri indirim sebebinin sanık lehine olarak uygulanmasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla, katılan vekilinin bu hususlara dair temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususunun, infaz aşamasında düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Milas (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.