YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4153
KARAR NO : 2007/4186
KARAR TARİHİ : 06.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen … ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … … ve Hazine vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 5 ve 6 parsel sayılı 305,53 ve 338,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı … Tarafından davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası ile davacı … tarafından davalı … aleyhine açılan men’i müdahale ve kal davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 141 ada 6 sayılı parselin 338,07 metrekare olan tesbitinin iptaline teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümün 6 parsele ilavesi ile 381,37 metrekare miktarlı olarak … adına, 141 ada 5 sayılı parselin (A) bölümü düşüldükten sonra 262,23 metrekare miktarlı olarak … adına tesciline, …’in teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 43,30 metrekare miktarındaki taşınmaz bölümüne müdahalesinin önlenmesine, kal istemi konusunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, dava konusu kadastro tutanaklarının edinme sebebi sütunlarında yazılı hususların aksi kanıtlanamadığına göre Hazine’nin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davacı-davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince: mahkemece bilirkişi ve tanıkların soyut içerikli beyanlarından hareketle müşterek sınır belirlenerek bir karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç isabetli değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf ortak sınır ihtilafıdır. Çekişmeli 5 ve 6 sayılı parseller üzerinde bulunan evler ile bunun güneyinde bulunan bahçe bölümü arasındaki sınır taraflar arasında tartışmasızdır. İhtilaf, evlerin kuzeyinde bulunan bahçenin ortak sınırına ilişkindir. Tarafların dayandıkları harici senetler ve dinlenen yerel bilirkişi, tesbit bilirkişisi ve tanık beyanları karşısında …’in dava dışı 4 parsele sınır olan bölümde … …’den 15 metrekare taşınmazı haricen satın aldığı, bahçenin geriye kalan bölümünü … ile …’in eşit olarak … …’dan satın aldıkları anlaşılmaktadır. Dayanak harici satım senetlerinde satılan taşınmazın yüzölçümü 300’er metrekare olup senetler birbirini sınır okumaktadır. Diğer taraftan bilirkişi ve tanıklar zeminde ortak sınırı gösterememişlerdir. Bu durumda yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca … …’dan haricen satın alınan bahçe bölümünün taraflar arasında eşit olarak bölünmesi gerekirken mahkemece, … adına 180,23 metrekare, … adına ise 118,32 metrekare isabet edecek şekilde ortak sınırın belirlenmiş olmasında isabet yoktur. Hal böyle olunca, hükme esas alınan 05.04.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda A, B, C ve D harfleri ile gösterilen 298.54 metrekare miktarındaki bahçe bölümünün 4 parsele sınır olan kısmından, … tarafından … …’den satın alınan 15 metrekare düşüldükten sonra geriye kalan 283.54 metrekare miktarındaki taşınmazın fen bilirkişi raporunda “90” olarak numaralandırılan noktadan kuzeye çekilecek hat ile iki eşit bölüme ifraz edilmek suretiyle ortak sınır tesbit edilmeli ve buna göre tescil hükmü kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.