YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17994
KARAR NO : 2023/234
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.05.2015 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası,62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi gereğince 1 yıl 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesinde somut bir temyiz nedenine yer verilmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın değişik tarihlerde Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı ve idari makamlara verdiği dilekçeler ile sanığın görevini kötüye kullandığı hususunda iddialar ileri sürerek, resmi mercilere suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Sanık tarafından Midyat … Komutanlığına sunulan dilekçede, … Karakol Komutanı olan katılanın köy muhtarı olan M.Z.A. isimli şahsı kayırdığını , ayrıca karakolda şort giydiğini , M.Z.A. isimli şahsın köyde ikamet etmediğini ve ruhsatsız işyeri çalıştırdığını beyanla şikayette bulunulmuştur. Katılan hakkında yapılan idari tahkikat sonunda düzenlenen 04.07.2014 tarihli inceleme raporunda, iddiaların doğruluğu tespit edilemediğinden idari yönden kusurlu personel bulunmadığına karar verildiği görülmüştür.
3. Sanığın Midyat Kaymakamlığına sunduğu 26.11.2014 tarihli dilekçede, köy muhtarı olan M.Z.A.’nın hazine arazisine gelecek göçerlerden para alacağı ve katılanın da ona destek olacağından beyanla şikayette bulunduğu görülmüş, Midyat Kaymakamlığının 08.01.2015 tarihli yazı cevabında, şikayete konu hususlar ile ilgili 22.12.2014 tarihli araştırma tutanağı düzenlendiği, iddiaların gerçeği yansıtmaması nedeniyle katılan hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığının bildirildiği görülmüştür.
4. Müştekinin ”köy muhtarı olan B.A.’nın hayvancılık ile uğraşan kişileri köye getirip para aldığı, terör tazminatı altında köylülerden para aldığı, karakola gittiğinde karakol komutanı olan katılanın kendisine hakaret ettiği” iddiasıyla şikayetçi olduğu, katılan hakkında hakaret suçundan 11.02.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
5. Müştekinin ”köy muhtarı M.Z.A’ nın muhtarlık seçimlerini katılan tarafından düzenlenen tutanak ile kazandığını, gerçekte bu kişinin köyde yaşamadığını” beyanla şikayetçi olması üzerine, katılan hakkında 16.12.2014 tarihinde görevi kötüye kullanmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Midyat Sulh Ceza Hakimliğinin 20155/155 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6. Müştekinin ”köy muhtarı M.Z.A.’nın hayali seçmenler ve köyde ikamet etmeyen kişilerin ikamet ediyor gibi gösterilerek seçimi kazandığı, katılanın da bu hususa göz yumduğu, katılanın ”seni savcılığa vereceğim, 100.000 TL’ ni alıp yiyeceğim” dediği gerekçesiyle şikayette bulunması üzerine, aynı iddialar ile ilgili daha önceden karar verildiğinden 26.03.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
7. Müştekinin M.Z.A. hakkında yıkım kararı verilen binanın mührünü söktüğü iddiasıyla şikayette bulunması üzerine M.Z.A. hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müştekinin yeniden sunduğu dilekçede, bu kararın … tarafından bilerek yanlış düzenlenen tutanak sonucu verildiği, mühür bozma iddiasını tekrar ettiğini, M.Z.A. ve katılanın kendisini bitirmeye çalıştıkları ve kendisini mahkemeye verip 100.000 TL para alacakları iddiasıyla şikayette bulunduğu ve 20.03.2015 tarihinde
aynı iddia ile ilgili daha önceden verilen kararlar olması ve 100.000 TL tazminat alma iddiasının suç unsuru içermemesi nedeniyle basit tehdit suçundan katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içerisinde bulunan şikayet dilekçeleri üzerine Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararları ile idari makamlar tarafından verilen kararlar dikkate alındığında, sanığın işlemediğini bildiği halde katılan hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla katılana suç isnadında bulunduğu anlaşıldığından iftira suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların gerekçe bölümünün (3) ve (4) nolu paragrafında açıklanan ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılıklar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın katılana yönelik değişik tarihlerde suç isnadında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği dava dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken, mahkeme gerekçesinde sanığın aynı katılana yönelik değişik tarihlerde suç isnadında bulunduğu hususu kabul edilmesine karşın, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırım yapılması yerine, eylemin ”… bir fiil ile birden fazla katılana yönelik” gerçekleştirdiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası gereğince artırım yapılması; ayrıca gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”11.02.2014, 17.06.2014, 26.11.2014, 16.12.2014, 20.03.2015, 26.03.2015” tarihleri yerine ”19.12.2014” olarak gösterilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak bu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. Sanığın adli sicil kaydında yer … ve tekerrüre esas alınan, Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/367 Esas, 2013/455 Karar sayılı ilamında basit yaralama suçundan 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Kesin nitelikte olan mahkumiyetin tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak sanığın adli sicil kaydında yer … Kadıköy (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/468 Esas, 2009/623 Karar sayılı ilamından hakaret suçundan verilen 1 yıl 2 ay 17 … hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığından, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi çıkarılarak yerine, ”11.02.2014, 17.06.2014, 26.11.2014,16.12.2014 ,20.03.2015, 26.03.2015” yazılması, hükmün 2. paragrafında yer … ” Sanığın iftira fiilini … bir eylemle birden fazla katılana karşı işlediği
anlaşılmakla sanığa tayin olunan ceza TCK 43/2. Maddesi delaletiyle 43/1. Maddesi gereğince” ibaresinin çıkarılarak yerine ”Sanığın iftira fiilini aynı katılana karşı değişik tarihlerde işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi, tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafta yer … ”Sanık hakkında Midyat Asliye Ceza Mahkemesi 2013/367 Esas 2013/455 Karar sayılı ilamın infaz edildikten sonra TCK 58/2-b de düzenlenen süre içerisinde atılı suçu işlemesi nedeni ile” ibaresi çıkarılarak yerine ”Sanık hakkında Kadıköy (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/468 Esas, 2009/623 Karar sayılı ilamından verilen 29.12.2009 kesinleşme tarihli 1 yıl 2 ay 17 … hapis cezası nedeniyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.