YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5579
KARAR NO : 2009/8690
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın sigorta poliçesi priminin kredi kartı kullanılmak suretiyle 8 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını acentanın ihmali nedeni ile sisteme geç giriş yapıldığını, davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek 8.800 TL’nin kaza tarihinden avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, sorumluluklarının primin ilk taksidinin ödenmesi ile başladığını, davacının kredi kartı ile ödeme talimatını hasar tarihinden sonra verdiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davalı … tarafından bütün prim taksitlerinin tahsil edilmiş olması nedeni ile hasardan sorumlu olduğu ancak davacıya ait araç üzerinde Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Adana Şubesi’nin rehin hakkı bulunduğu, dava dışı bankanın davaya muvafakat vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan kasko tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı Kuveyt Türk Katılım Bankası Adana Şubesi’nin poliçede dain ve mürtehin olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse, bu sıfatla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı, rehin alan hesabına ve onun lehine de sigorta ettirebilir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca da sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir. Ancak dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankanın İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2006/4608 Esas ve Tarsus 2. İcra Müdürlüğünün 2007/650 Talimat sayılı dosyalarında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığı, dava konusu sigortalı aracın 23.11.2007 tarihli ihaleyle satılacak rehinin paraya çevrildiği, bedelinin bankaca tahsil edilecek bakiye alacak için rehin açığı belgesi alındığı anılan bankanın 13.1.2009 tarihli yazılarından anlaşılmıştır.
Rehinin paraya çevrilmesinden sonra rehin hakkı son bulduğundan ve ortada rehinli bir araç kalmadığından artık dava dışı bankanın bankanın muvafakatı aranmaz.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dava konusu araç üzerindeki rehin hakkının devam edip etmediği, aracın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satılıp satılmadığı hususları araştırılmalı, aracın satılarak rehnin paraya çevrildiğinin saptanması halinde yargılamaya devam edilerek davacının uğradığı gerçek zarar tesbit edilmeli ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.