Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/506 E. 2009/2917 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/506
KARAR NO : 2009/2917
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan davalı taraf aracının, dava dışı 3. Kişi aracına çarparak aracın pertine sebep olduğunu, 3.kişi aracının kasko sigortası şirketine 2.655YTL araç bedelinin ödendiğini, davalı aracının sürücüsü … … ‘ın alkollü şekilde araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek 2.655YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, duruşmalara katılmadıkları gibi davaya yazılı olarak ta cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.655YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’nın ikamet adresi, davacı şirketçe düzenlenen ZMSS poliçesinde gösterildiği halde davalının işyeri adresine dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı, işyerinden ayrılması sebebiyle iade edildiği ve dava dilekçesinin ilanen tebliğ edildiği, sonradan kararın ikamet adresine gönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalının ikametgah adresine tebligat yapılmayarak savunma hakkının kısıtlanması doğru değil, bozma sebebidir.
2-2918 sayılı KTK’nun 94. maddesi hükmüne göre; sigortalı motorlu aracın işletenlerin değişmesi halinde,
devreden işletene 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunluluğu getirilmiştir. Böyle bir durumda, yeni işletenle sigorta ilişkisinin devam ettirilip ettirilmeme konusunda takdir … sigortacıya bırakılmış olup sigortacının durumun kendisine bildirilmesinden itibaren yine 15 gün içinde ZMSS sözleşmesini feshedebilme imkanına sahip olduğu hükme bağlanmıştır. Yine aynı hükümde sigorta sözleşmesinin sigortacı tarafından fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar devam edeceği bir başka deyişle sigorta sözleşmesinde … güvencenin fesihle sona ermeyip, 15 gün daha devam edeceği de kabul edilmiştir. Somut olayda, davalı işleten … ile davacı … arasında 27.04.2004/2005 vadeli ZMSS poliçesi düzenlenmiş, davalı … sigortalı aracı 13.05.2004 tarihli Bakırköy 26.Noterliğinin 16807 yevmiye nolu kati satış sözleşmesi ile dava dışı 3. Kişi şirkete sattığını temyiz dilekçesinde ifade ederek, noter satış senedini eklemiştir. Davaya konu kaza 11.12.2004 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı aracını poliçe düzenlendikten sonra 3. kişiye resmi şekilde satmış ise de, KTK’nun 94.maddesi gereğince bu değişikliği davacı … şirketine ihbar edip etmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
O halde, mahkemece davalı …’dan aracın satışını ve işleten değişikliğini davacı … şirketine bildirip bildirmediği hususunun araştırılması, ihbar yapılmışsa bununla ilgili belgelerin istenilmesi ve sonucuna göre …’nun sorumluluğu yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. maddesi gereğince, mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Dosyada kendisinden rapor alınan bilirkişi makina mühendisi olup, araçtaki hasarın tesbiti yönünden uzmandır. Alkolün münhasıran olayın meydana gelmesine sebep olup olmadığı hususunun tesbiti yönünden uzman olmadığı gibi, yine de raporunda, olayın oluş şekli ve 0,58 promil alkol oranı dikkate alındığında davalının aldığı alkolün olayda doğrudan illiyeti bulunduğu yönünde kanaat oluşmadığını beyan etmesine rağmen, mahkemece konunun uzman bilirkişiden rapor alınıp aksini gösteren bir durum tesbit edilmediği halde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hasarın teminat dışı kalabilmesi için, kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, içlerinde bir nöroloji uzmanı, bir de İTÜ yada Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek makina mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka etkenlerin var olup olmadığının tesbiti ile dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1,2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı …’ya geri verilmesine 07.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.