YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27342
KARAR NO : 2023/692
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümde uygulama maddesi belirtilmeksizin beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen tebliğnamede hükümlerin onanmasına dair görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit olmasına karşın sanığın cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, dinlenen tanık … ‘nin katılanlar ile akrabalığının ya da husumetinin bulunmaması ve beyanlarının objektif olmasına karşın tanığın beyanına itibar edilmemesinin gerekçesinin kararda belirtilmemesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan …’in eşi olan temyiz dışı katılan … arasında duygusal birliktelik bulunduğu, temyiz dışı katılan …’in sanıktan ayrılması üzerine sanığın katılan …’i telefonla arayarak iddianamede ileri sürülen tehdit ve hakaret sözlerini söylediği ileri sürülmüştür. Sanık aşamalardaki savunmalarında katılan …’i aradığını ancak tehdit veya hakaret etmediğini, yalnızca katılanın eşi olan temyiz dışı katılan …’in davranışlarından dolayı evliliğinin bitme noktasına geldiğini, bu duruma engel olmasını söylediğini beyan etmiş, dinlenen tanık …’ nin beyanlarının sanık ile temyiz dışı katılan … arasında geçen konuşmalara yönelik olduğu, sanıkla temyiz başvurusunda bulunan katılan … arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesine dair herhangi bir beyanının olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri açısından yapılan değerlendirmede, sanığın aşamalarda, katılan …’i aradığını ancak tehdit veya hakaret etmediğini, yalnızca katılanın eşi olan temyiz dışı katılan …’in davranışlarından dolayı evliliğinin bitme noktasına geldiğini, bu duruma engel olmasını söylediğini savunması, dinlenen tanık … ‘nin beyanlarının sanık ile temyiz dışı katılan … arasında geçen konuşmalara yönelik olması, sanıkla katılan … arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmesine dair herhangi bir beyanının bulunmaması ve dosya kapsamında sanığın katılana yönelik iddia edilen sözleri söylediğine dair her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete dayanak olabilecek nitelikte delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın beraatine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, beraat kararlarının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kunun’un 230/2 nci ve 232/6 ncı maddelerine aykırı davranılması yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Yerel Mahkeme’nin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322 nci maddesi uyarınca, kararın ilgili kısmına “CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.