YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8601
KARAR NO : 2023/184
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesisi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02/04/2014 tarih ve 2014/600 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında “Hırsızlık” suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141/1 ve 53. maddelerine göre, diğer sanık … hakkında “Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi” suçundan aynı Kanunu’nun 165/1 ve 53 üncü maddelerine göre cezalandırılmaları amacı ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/184 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 141/1 inci maddesiyle 6.000 TL Adli Para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
3. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 20.01.2021 tarihli ve 2016/4538 Esas 2021/350 Karar sayılı ilamı ile;
”1-Sanığın suça konu cep telefonunu müştekiden konuşmak bahanesiyle … çiçekçilik adlı işyerinin içindeyken aldığının anlaşılması karşısında eylemin suç tarihi itibarıyla TCK’nın 142/1-b. maddesine uyduğu gözetilmeden, TCK’nın 141/1. maddesiyle karar verilmesi,
2-Sanığın son oturumda zararı gidermek istediğini söylemesi karşısında; sanığa makul bir süre tanınarak sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’ un 326. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına ” karar verilmiştir.
4. Bozma kararına uyulması üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesisi23.03.2021tarihli ve 2021/100 Esas 2021/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168/2 nci maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası, aleyhe temyiz olmaması ve sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle CMUK 326/son maddesi uyarınca neticeten sanığın 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezasının TCK’nun 52/4. madde ve fıkrası gereğince takdiren birer aylık ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine, sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrilmesi nedeniyle TCK’nın 5 üncü. maddesinin uygulanmasına yasal olarak yer olmadığına, sanık hakkında daha önce bir çok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ancak sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılmakla sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK’nun 51. ve CMK’nun 231/5. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.2/307
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eylemi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna,
2. Etkin pişmanlık nedeniyle yapılan İndirim oranının 1/2 yerine 2/3 olması gerektiğine,
3. Malın değeri az olduğundan 5237 sayılı Kanun’ un 145. maddesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir.
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü saat 18.00 sıralarında mağdurun … Çiçekçilik isimli iş yerine gittiği, sanığın mağdura üç adet buket çiçek yaptırdığı sırada, mağdur çiçekleri hazırlarken sanığın arkadaşını arayacağını söyleyerek mağdurdan cep telefonunu istediği, mağdurun da verdiği, sanığın telefon ile konuşarak dışarı çıktığı, mağdurun geri dönmemesi üzere sanığı aradığı, sanığın 10 dakika içerisinde geliyorum dediği, ancak gelmediği, mağdura ait telefonu 200,00 TL’ye Evren İletişim isimli iş yerinin sahibi dava dışı …’ya sattığı, sanık …’in telefonu konuşmak için katılandan aldığı anlaşılmaktadır.
2. Beraat eden diğer sanık … telefonu …’den 350,00 TL karşılığında satın aldığını beyan etmiştir.
3. Sanık aşamalarda suçlamayı ikrar etmiştir.
4. Dosya içerisinde 14.03.2014 tarihli ikinci el değerinin 325,00 TL olduğuna dair değer tespit tutanağın bulunduğu görülmüştür.
5. Suça konu telefonun mağdura hakkında beraat kararı verilen … tarafından teslim edildiğine dair teslim tutanağı,
6. Dosya içerisinde 14.03.2014 tarihli yakalama tutanağı mevcuttur.
7. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Eylemin Güveni Kötüye Kullanma Suçunu Oluşturtuğu ve Değer Azlığı İndirimi Yapılması Gerektiği Yönünden
1. Sanığın katılana ait işyerinde arkadaşını arayacağını söyleyerek katılandan 350,00 TL değerindeki cep telefonunu istediği, katılanın da verdiği, sanığın telefon ile konuşarak dışarı çıktığı ve telefonu geri vermediği eylemde zilyetli mağdur tarafından kullanılmaya devam ederken … dışı telefonun alınması söz konusu olduğundan, mağdur tarafından zilyetliğin devredilmesi iradesi olmadığından eylemin hırsızlık olarak nitelendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya içerisindeki 14.03.2014 tarihli değer tespit tutanağına göre 2. el değeri 325,00 TL olan telefonu sanığın telefoncuya 200,00 TL’ye sattığı eylemde suç tarihi itibarıyla telefonun değerinin az olmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanamayacağı hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Etkin Pişmanlık Hükmü indirim Oranının Eksik Uygulanması Yönünden
Katılanın, sanıktan bir zarar talebinin olmadığı yönündeki beyanının etkin pişmanlık hükümlerinini uygulanması için yeterli olmadığı gibi ayrıca sanığın sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanında zararını da gidermesi, gerektiği oysa sanığın telefonu satın alan 5237 sayılı Kanun’un 165/1 inci maddesindeki eylemden beraat eden diğer sanık …’nun zararını gidermediği anlaşıldığından suçtan doğan zararı tazmin etmeyen sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak karşı temyiz bulunmadığından anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerlerLüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesisi23/03/2021 tarihli ve 2021/100 Esas, 2021/179 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe bölümünün B paragrafında açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.