YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4948
KARAR NO : 2007/4640
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 122 sayılı taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü hanesi açık bırakılmak suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Davacının davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişisi …’ın 25.06.2007 tarihli krokili ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 30,80 metrekare yüzölçümündeki bölüme yönelik davalının müdahalesinin önlenmesine, bu kısmın davacı … adına ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tesciline; fen bilirkişisinin 28.05.2007 tarihli krokisinde (A) harfi ile belirtmiş olduğu 1825.33 metrekare yüzölçümündeki bölümün 101 ada 122 parsel olarak davacı … adına tapuya tesciline; fen bilirkişisinin 25.06.2007 tarihli krokisinde (B) harfi ile belirtmiş olduğu 33,71 metrekare kısım yönünden davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 25.6.2007 tarihli ek fen bilirkişisi krokisinde (A) harfi ile gösterilen davacıya ait bölüme davalının müdahale ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli değildir. Davacıya ait 122 ve 118 sayılı parseller arasından öncesinde bir patika yol geçtiği ve davalı tarafından da bu yolun genişletildiği hususu sabittir. İhtilaflı kısım bu iki taşınmaz arasında bulunduğuna göre her iki parsel tutanağıda kesinleşmemiştir. Ancak ek krokide yeşil ile boyalı patika yolun kadim mi yoksa yine davacı ya da bayileri tarafından bırakılan bir yol mu olduğu, davalı tarafından yapıldığı anlaşılan genişletmenin davacı taşınmazından mı yoksa zeminde bulunan yol boşluğundan mı yapıldığı hususları tam olarak aydınlatılamamıştır. Ayrıca kadastro tespiti sırasında çekişmeli 122 sayılı parselin yüzölçümü hanesi bu dava sebebiyle açık bırakılmış ve sınır tam olarak belirlenmemiş olduğu halde, kararda sınır olarak kabul edilen çizgi belirtilmemiş, sınırın açık olan tarafında bulunan ve ek krokide (C) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı alan hakkında hüküm kurulmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları da hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, 122 ve 118 sayılı parseller arasında bulunan ve devam eden patika yolun kadim bir yol mu yoksa davacı yada bayileri tarafından yol için bırakılan bir yer mi olduğu, davalı tarafından yapıldığı tespit edilen ve davalı tarafından da yargılama sırasında kabul edilen genişletmenin davacı taşınmazından mı yoksa zeminde bulunan yol boşluğundan mı yapıldığı hususları bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Ayrıca tespit sırasında çekişmeli 122 parselin sınırı tam olarak belirlenmediği dikkate alınarak infazda karışıklığa sebebiyet vermemek için kararda sınırın geçeceği yer ile paftasında yol olarak gösterilecek bölüm de kararda açıkça belirtilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.