Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/10841 E. 2023/53 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10841
KARAR NO : 2023/53
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
KARAR : Mahkumiyet

… Çocuk Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/290 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk hakkında 31.01.2014 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli hırsızlık suçundan verilen hüküm ilgili olarak 23.09.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 08.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 16.09.2021 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” denilmektedir.

Kanunun amir hükmü ve Yargıtayımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-u nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.

Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince; 

5271 sayılı Kanun’un sistemine göre, 223 üncü maddede belirtilen nihai hükümler (mahkûmiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler. Olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir.

5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.

Ancak;

İstinaf mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun’daki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler. Suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden 23.09.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 16.09.2021 tarihinde yani Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibarıyla bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Çocuk Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.