Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6320 E. 2022/8028 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6320
KARAR NO : 2022/8028
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : … .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.12.2019 tarih ve 2014/210 E. – 2019/537 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin genel olarak dondurulmuş gıda ürünleri alanında hizmet verdiğini, sektörde yaygın olarak bilinen “EKZİMER DOYUM” markalarının sahibi olduğunu, 2005 36839 nolu “EKZİMER DOYUM” ve 2007 20739 nolu “EKZİMER DOYUM+şekil” markasının 29 ve 30. sınıflarda müvekkil adına tescil edildiğini, davalının “PINAR DOYUM” markalarının bir marka tescili haricinde “salam, sosis, sucuk” ya da “et ürünleri” emtialarında tescil edilmiş olduğunu, davalının 2012/80232 tescil nolu marka başvuru listesinde “dondurulmuş ürünler (mantı, pizza, milföy hamuru)”nun yer aldığını, davalının “PINAR DOYUM” markasını pizza, milföy hamuru, mantı emtialarında kullanarak bilinçli bir şekilde müvekkili şirket aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu, davalının markasal kullanımında “DOYUM” ibaresinin ön plana çıkarıldığını, dondurulmuş gıda ürünlerinde “DOYUM” markasını kullanmada öncelik hakkına müvekkilinin sahip olduğunu bilen davalının buna rağmen aynı emtialarda “DOYUM” markasını kullanmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, davalı eyleminin aynı zamanda TTK m.55/2 ve 55/4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’ini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili asıl davada, müvekkili şirketin 1991 yılından itibaren “PINAR DOYUM” markasını kullandığını, müvekkilinin 2012/80232 nolu “PINAR DOYUM” marka tescil başvurusu olduğunu, marka tescil başvurusuna ve öncelik hakkına dayalı kullanımın hukuka aykırı olmayacağını savunarak haksız ve hukuka aykırı iddia ve taleplerle ikame edilen esas davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davalı adına tescil edilmiş olan 2005 36839 ve 2007 20739 tescil nolu markaların tescil edildikleri tüm sınıflarda MarKHK m.8/3, 35 ve MK m.2 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 2012/80232 başvuru nolu markanın “dondurulmuş ürünler (mantı, pizza, milföy hamuru)” emtialarında tescili için başvuruda bulunulduğu, davacının TPMK/YİDK’nın iptali talebiyle açtığı davada markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalı adına “milföy hamuru, pizza, mantı” emtiaları ve bunlarla ilişkilendirilebilecek emtialarda halihazırda tescilli bir markası veya başvurusu bulunmadığı, davalının davacının marka tescilinden önce 29. sınıftaki “milföy hamuru, pizza, mantı” emtialarında “DOYUM” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ispat eder bir delil de sunamadığı, davalının tescil ettirmeksizin 30. sınıfta kullandığı markanın fonetik, kulağa gelen ses uyumu ve söyleniş açısından benzer olduğu, davacının markasının benzerinin davalı tarafından ticari etki yaratacak şekilde aynı emtialarda markasal olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının davacı markasının benzerini aynı/benzer alanda emtialarda (milföy hamuru, pizza, mantı) kullanmasının davacının emeğinden haksız faydalanma olarak TTK m.54 ve TTK m.55/l/a/4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, birleşen davada davacı davalı adına 29 ve 30. sınıflarda tescilli 2005 36839 tescil nolu “EKZİMER DOYUM” ve 2007 20739 tescil nolu “EKZİMER DOYUM” markalarının hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de davacının “doyum” ibaresi üzerindeki üstün hak sahipliğini ispatlayamadığı, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle davalının davacıya ait tescilli markalarda yer alan DOYUM ibaresine yönelik dondurulmuş ürünler (mantı, pizza, milföy hamuru) ilişkin kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bu kapsamda davacının tescilli markalarında yer alan ve markaya tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirilen DOYUM ibaresi taşıyan (dondurulmuş ürünler :mantı, pizza, milföy hamuru yönünden ve bunlarla sınırlı olmak üzere) ürünlerin üretiminin, satışının, dağıtımının, ithal yada ihracının, bu amaçla kullanılan reklam promosyon ya da tanıtımı yapılan ürün ambalaj ilan broşür vs her türlü tanıtımın önlenmesine, tespit olunan ürünlerin davalı uhdesinde olmak kaydıyla el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, infazda 29/07/2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına, raporun hüküm eki sayılmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, kararın 1 nolu hüküm fıkrasında “infazda 29.07.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına, raporun hüküm eki sayılmasına” ifadesine yer verilmesi infazda tereddüte yol açabilecek niteliktedir. Mahkemece belirtilen şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan bu hususun re’sen bozma nedeni yapılması gerekiyor ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden anılan ibarenin 1 no’lu hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinde yer alan “infazda 29.07.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına, raporun hüküm eki sayılmasına” ibaresinin çıkarılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine, 10.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.