YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17817
KARAR NO : 2023/381
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 27/03/2015 tarihli 2015/1049 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/03/2016 tarihli, 2015/438 Esas, 2016/250 . Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, kişilik özellikleri dikkate alındığında yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmaması nedeni ile sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, müşteki tarafından, hakkında başlatılan icra takibine konu 15.03.2008 tanzim tarihli senedin sahte olduğunu, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, müşteki hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmasına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın, Iğdır İcra Müdürlüğünün 2010/2093 sayılı icra dosyasına konu bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığına dair dilekçesi dosyada mevcuttur
3. Sahteliğe konu edinilen bono üzerindeki imzanın sanığa ait olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 14/03/2014 tarihli raporu ile belirlenmiştir
4. Sanığın dilekçesine istinaden resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan müşteki hakkında verilen Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/126 E- 2014/173 sayılı kararı ile beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Sanığın, senet altındaki imza kendisine ait olmasına rağmen, gerçeğe aykırı şekilde müştekinin tamamen sahte bir senetle hakkında icra takibi başlattığı, senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı” şeklindeki iddialarının, 5237 sayılı Kanun’ın 128 … maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalmadığı ve somut olayda iftira suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli, 2015/438 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.