Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11466 E. 2009/11254 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11466
KARAR NO : 2009/11254
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 25.09.2001-01.03.2006 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının davalı işyerinde 25.9.2001-1.3.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 1.7.2004-1.3.2006 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 20.11.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacı adına davalı işyerinden bildirimde bulunulmadığı, dinlenen bordro tanıklarının hizmet cetvellerinin getirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen davacı tanıkları… ve … işyerlerini açtıkları tarihlerden beri(2003 ve 2001) davacının bir gün ara ile mal teslimi için geldiğini, yine benzer işi başka firma adına yapan tanık …’in çalıştığı 2 yıl içerisinde davacının sürekli çalıştığını bildirmesi ve kamu tanıkları olarak mahkemece resen dinlenen hizmet cetvellerine göre davalı işyerinde uyuşmazlık döneminde çalışmaları bulunan tanıklar … ve …’ın çalışmayı doğruladıkları , sadece davalı tanığı Şenay Yılmaz ve bordro tanığı … çalışmanın haftada 2-3 gün gerçekleştiğini bildirdikleri anlaşılmakla tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde 25.9.2001-1.3.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı kanıtlandığı halde mahkemece istemin tümden kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 16..7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.