YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4161
KARAR NO : 2007/4359
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 314 ve 513 parsel sayılı 20.000 ve 4.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı miktar fazlası olmaları nedeniyle, 589 parsel sayılı 2000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı nedeniyle, 71 parsel sayılı 24.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komşu 64 sayılı parselin dayanağı tapu kaydının bu parsel yönünü Hazine arazisi okuması nedeniyle, 446 ve 470 parsel sayılı 5.000 ve 9.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar belgesiz zilyetlikten edinilen yerlerin toplam miktarının 50 dönümü doldurması nedeniyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacıların annelerinin itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir. 5304 sayılı yasanın 12.maddesi ile komisyon kararının tebliği için yapılan askı ilan süresi içerisinde davacı … … 589 sayılı parsele, … diğer parsellere irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda … …’in davasının kabulüne ve çekişmeli 589 sayılı parselin davacı … … adına tesciline, diğer davacı …’in davasının reddine ve çekişmeli 71, 314, 446, 470 ve 513 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14 ve 17.maddelerinde yazılı koşullar oluştuğundan 589 sayılı parselin davacı … … adına tesciline, dava konusu 71, 314, 446, 470 ve 513 sayılı parseller hakkında davacı … kesin süre içerisinde keşif giderlerini yatırmadığından sübuta ermeyen davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş ise de, bu kabul dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Öncelikle hakkında hüküm kurulan 71 sayılı parsele ilişkin tutanak aslı dosyada bulunmamaktadır. Tapu Sicil Müdürlüğünün 22.03.2007 tarihli yazı cevabı ile tutanağın onaylı örneği gönderilmiş ve beyanlar hanesine davalı şerhi verildiği bildirilmiştir. Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunludur. Tutanak aslı getirtilmeden bu parsel hakkında hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Yine davacı …’e 02.03.2006 tarihli celse ara kararı uyarınca keşif giderlerine ilişkin olarak 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre açıklamalı davetiye çıkarılmış, davetiye tebliğ edilmeksizin iade edildiğinden, müteakip 05.05.2006 tarihli celsede çıkartılan açıklamalı davetiye Tebligat Yasası’nın 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Müteakip celselerde eksik belgelerin celbi için ara kararları verilmiş, 7 celse sonra keşif için … tayin edilmiş, 11.07.2007 günlü keşif zaptında belirtildiği üzere taşınmazların bulunduğu Kozluca Köyünde başka dosyalarında keşfi olması nedeniyle diğer davacılar tarafından temin edilen vasıta ile keşif mahalline gidilerek tüm parseller hakkında keşif yapılmıştır. Mahkemece keşif ve inceleme yapıldıktan sonra kesin mehilden hareketle davanın reddine dair hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Ayrıca Mahkemece icra edilen keşifte 589 sayılı parsele ilişkin olarak davacıların babasının yemin ihtaratı yapılarak, beyanına müteakiben de yemin verilerek mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş olması da usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Esasen tüm parsellere ilişkin mahkemenin yaptığı inceleme, araştırma ve uygulama da yetersiz bulunmaktadır. Çekişmeli parsellere komşu tüm parsellerin tutanakları ve dayanakları vergi ve tapu kayıtları getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamış, çekişmeli parsellerin meraya komşu olmaları nedeniyle yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamıştır. Bu nedenle öncelikle taşınmazların niteliğinin doğru bir şekilde belirlenebilmesi için, komşu parsellere ilişkin tutanaklar ile dayanakları kayıtlar celp edilmeli, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde Toprak Komisyonunca dağıtım yapılmış ise buna ilişkin belirtmelik tutanakları ve haritaları ile yine mevcut ise mera tahsis kararları, ekleri ve haritaları getirtilmelidir. Tüm belgeler toplandıktan sonra, mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, Toprak Komisyonu belirtmelik tutanakları, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsis kararı mevcut değil ise, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazların toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan Hazine’nin 589 sayılı parsele, davacı Zahin …’in de diğer parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi