Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12485 E. 2023/47 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12485
KARAR NO : 2023/47
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/585 E. 2021/978 K.

A. … İli … İlçesi … Mah 15914 ada 3 parsel zemin kat 39 numaralı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu Ankara İli … İlçesi … Mah 15914 ada 3 parsel zemin kat 39 numaralı taşınmaza yönelik ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, Ankara İli … İlçesi Demetgül Mah. 15944 ada 1 parsel … kat 49 numaralı ve … İli … İlçesi … Mah. 5217 ada 33 parsel zemin+ … kat 2 numaralı taşınmazlara yönelik ihalenin feshi isteminin reddine, İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca davacının Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2019/49 Talimat sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibi sırasında 06.10.2021 tarihinde yapılan ihale ile ilgili olarak ihalenin feshini talep ettiği taşınmazların toplam ihale bedeli olan 620.000,00 Türk lirasının takdiren %1’i (yüzde bir) oranında para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; satış ilanının borçlu asil yerine vekaletnamesi bulunmayan vekile tebliğ edildiğini, ihaleye konu taşınmazlar üzerinde haczi bulunanlara gerekli bildirimler yapılmadığı gibi haczin ertesinde 103 tebliğinin de yapılmadığını, bu nedenlerle taşınmazların değerinin altında satıldığını, takip dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere, taşınmazlar satışına dair ilan “Türkiye çapında 50.000’in üzerindeki bir gazetede” yapılmış olup, taşınmazların ederi dikkate alındığında “Türkiye çapında en fazla tirajı olan ilk 5 gazetede ilanın yapılması” da düşünülmemiş, İİK’nın 150/e maddesi gereğince süresinde satış talep edilmediğinden takibin düştüğünü, Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/312 Esas sayılı dosyasından dava derdest olup, bu dava sonucu takibin ve/veya icra emrinin iptali halinde, işbu şikayete konu ihale de dahil olmak üzere sonraki tüm işlemler hukuka aykırı olacağından, anılan dosya sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz, kıymet takdirine yapılan itirazın Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/33 Esas sayılı dosyasında reddedildiğini, bu dosyada yargı denetimine uygun emsallerin dosyaya kazandırılmadığını belirterek, 06.10.2021 tarihinde 3 adet taşınmazın satışına dair ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış ilanı tebliğin usulüne uygun tebliğ edildiğini, satış ilanı tirajı 50.000 in üzerinde olan gazetede ilan edildiğini, süresinde satış talep edildiği, Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/33 Esas sayılı dosyadan reddedilen ve kesin nitelikli olan kıymet takdirine itiraz davasını ileri sürmesi yersiz ve mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu … İli … İlçesi … Mah. 15914 ada 3 parsel zemin kat 39 numaralı taşınmaz bakımından; taşınmazın muhammen bedeli 220.000 TL olup 750.000TL üzerinden ihale edildiği görülmektedir. Kıymet takdir raporu usulüne uygun olarak davacı borçluya tebliğ edilmiş olup davacı borçlunun itirazı üzerine Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesin’in 2020/33 Esas 2021/439 Karar sayılı dosyasında davacı borçlunun kıymet takdirine itirazının 7 günlük kesin süre içinde bilirkişi ücreti ve mahkeme heyeti keşif ücretinin yatırılmaması sebebiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının İİK’nın 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığında ihalenin feshi isteminin esasa girilmeden reddine karar vermek gerekmiştir.Dava konusu …. İli … İlçesi Demetgül Mah. 15944 ada 1 parsel … kat 49 numaralı ve … İli … İlçesi … Mah. 5217 ada 33 parsel zemin+ … kat 2 numaralı taşınmazlar bakımından; icra dosyası kapsamında mevcut tebliğ mazbatası ile sabit olduğu üzere satış ilanı 17.08.2021 tarihinde davacı vekilinin UETS adresine elektronik yolla tebliğ edildiği, davacı borçlu sadece kendisine yapılan tebligatların usulsüzlüğünü veya hiç tebligat yapılmadığını ihalenin feshi olarak ileri sürebileceğinden, davacı borçlunun diğer menfaat sahiplerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı hususunu ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceği, satış ilanının gazete ile yapılmasına karar verilmesi halinde bu ilanın tırajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir gazete ile yapılması yeterli olup Türkiye çapında en fazla trajı olan ilk beş gazeteden birinde yapılması gerektiği şeklinde bir yasal zorunluluk olmadığı, alacaklı tarafça 17.01.2019 tarihinde başlatılan takipte 11.11.2019 ve 05.11.2019 tarihlerinde icra emrinin borçlulara tebliği üzerine 06.10.2020 tarihinde alacaklı tarafça taşınmazların satışının talep edildiği ve 13.10.2020 tarihinde 2000 TL satış avansının dosyaya yatırıldığı, böylece takibin düşmesinin söz konusu olmadığı, davacı vekili tarafından takibin iptali istemiyle Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/171 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın derdest olduğu, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia edilmiş ise Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.10.2021 tarih 2021/312 Esas 2021/675 Karar sayılı kararı ile davacı borçlunun ve diğer borçluların şikayetlerinin reddine karar verilmiş olup, henüz bu karar kesinleşmemiş ise icra mahkemesi kararlarının kesinleşmesinin gerekmediği ve bu hususun ihalenin feshi sebebi teşkil etmediği, kıymet takdir raporu usulüne uygun olarak davacı borçluya tebliğ edildikten sonra davacı borçlunun itirazı üzerine mahkememizin 2020/33 Esas 2021/439 Karar sayılı dosyasında davacı borçlunun kıymet takdirine itirazının 7 günlük kesin süre içinde bilirkişi ücreti ve mahkeme heyeti keşif ücretinin yatırılmaması sebebiyle davacının itirazının reddedildiği, buna göre kesin sürede bilirkişi ücreti ve mahkeme heyeti keşif ücretini yatırmayan, bu sebeple itirazı reddedilen davacının davalı alacaklı tarafından birleşen 2020/69 Esas sayılı dosya üzerinden açılan davada alınan bilirkişi raporunun yargı denetimine uygun olmadığı iddiasını getiremeyeceği, bu hususun ihalenin feshi sebebi teşkil edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından davacının bu iddiası da yerinde görülmemiş, resen ihalenin feshini gerektirir neden de bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddine, İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca davacının Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2019/49 Talimat sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibi sırasında 06.10.2021 tarihinde yapılan ihale ile ilgili olarak ihalenin feshini talep ettiği taşınmazların toplam ihale bedeli olan 620.000,00 Türk lirasının takdiren %1’i (yüzde bir) oranında para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; şikayet nedenlerine ek olarak 06.10.2020 tarihinde depo edilen satış avansının daha önce satışı düşen bir adet taşınmaza ait olup yatan avansın ihaleye konu tüm taşınmazların satışı için yeterli olmadığını, ihalenin İİK’nın 150/e maddesine aykırı olarak gerçekleştiğini, ayrıca 39 nolu bağımsız bölüme ait ihale bedeli yatırılmadığından ihalenin düştüğünü, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, 7343 sayılı Kanunun 27.maddesi gereğince para cezasına hükmedilemeyeceğini belirtilerek ihalenin feshi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlunun kıymet takdirine itiraz davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiği, icra dosyasında vekilin azledildiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda satış ilanının borçlu şirket vekiline e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, borçlunun sadece kendisine yapılan tebligatların usulsüzlüğünü ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürebileceği, kıymet takdirine itiraz eden şikayetçinin mahkemece verilen sürede masraf yatırmadığından şikayetinin Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/33 Esas 2021/439 Karar sayılı dosyasında usulden reddedildiği, satış ilanının satış kararında belirtildiği şekilde yapıldığı, alacaklı vekilinin İİK’nın 150/e maddesinde getirilen sürede avans yatırarak satış talep ettiği, davacı vekili İİK’nın 364/3.maddesine dayanarak Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/312 Esas sayılı dosyasında derdest şikayetinin karara bağlanılması beklenmeden ihalenin feshine dair şikayetin incelendiğini ileri sürmüş ise de; söz konusu şikayetinin 13.10.2021 tarihinde 2021/675 Karar sayısı ile karara bağlandığı, ihale tarihi itibariyle istinaf edilmiş bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından mevcut başvurunun ihalenin yapılmasına engel teşkil etmediği, en geç satış ilanının tebliği ile satışa hazırlık dönemine ilişkin işlemlerden haberdar olduğu kabul edilen davacı borçlu tarafça diğer şikayetlerin süresinde ileri sürülmediği anlaşıldığından bu hususların ihalenin feshi davası aşamasında fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, ihalenin elektronik ortamda usulüne uygun olarak ilan edildiği, satış ilanının ihalenin yapıldığı tarihten en az bir ay önce yapıldığı, satış ilanında satış yerinin ve zamanın belirtildiği, kesinleşen kıymet takdirinden itibaren 2 yıl geçmeden taşınmazın satışa çıkarıldığı, satış ilanında belirtilen … ve saatlere uyulduğu, şikayete konu 2 ve 49 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar yönünden ihale bedelinin satış ve paraların paylaştırılması giderleri ile muhammen bedelin %50’sini karşıladığı, 39 numaralı bağımsız bölümün muhammen bedelinin üzerinde ihalesinin yapıldığı, re’sen yapılan değerlendirmede de ihalenin feshini gerektirecek herhangi bir olguya rastlanmadığı gerekçesiyle davacının istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; takip dosyasında vekaletnamemiz bulunmamasına rağmen vekili olarak tarafımıza tebligat yapılması olup, satış işlemlerinin yasal olmadığı açıktır, taşınmazlar üzerinde haczi bulunan alacaklılar dahil tüm ilgililere yasal şartları taşıyan bildirimler ile taşınmazların kayden veya fiilen haczi ertesinde müvekkillere İİK’nın 103. maddeye göre bir tebliğ yapılmış değildir, taşınmazlar satışına dair ilan “Türkiye çapında 50.000’in üzerindeki bir gazetede” yapılmış olup, taşınmazların ederi dikkate alındığında “Türkiye çapında en fazla tirajı olan ilk 5 gazetede ilanın yapılması” da düşünülmemiş ve yukarıda bildirilen diğer şikayet gerekçelerimiz de dikkate alındığında sonuçta taşınmazların değerinin çok altında satılmasına sebebiyet verilmiştir. Alacaklı tarafından 06.10.2020 tarihinde depo edilen satış avansı, sadece 1 taşınmazın daha önce düşen satışına ilişkin olup, bu avansın ihaleye konu tüm taşınmazların satışı için yeterli avans olarak kabulü olanağı da bulunmadığı gibi, düşen satış ertesinde ihaleye konu tüm taşınmazlar için de yasal süresinde yeniden yeterli avans depo edilerek satış talebinde bulunulmamıştır, 2019 yılında yapılan takip ertesinde yasal 1 senelik süre içerisinde, tüm taşınmazlar için yeterli satış avansı da depo edilerek satışın istenmemiş olması karşısında, yasal olarak düşmüş bir takip dosyasından satış yapılmış olması dikkate alınarak salt bu nedenle dahi başka bir araştırma yapılmaksızın istem gibi karar verilmelidir. Bir kez daha yinelemekle birlikte Ankara 10 . İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/312 Esas (Yeni 2022/502) sayılı dosyası sonucu takibin ve/veya icra emrinin iptali halinde, işbu şikayete konu ihale de dahil olmak üzere sonraki tüm işlemler hukuka aykırı olacağından, anılan dosya sonucunun bekletici mesele yapılmaması yasal olmadığı ileri sürülerek ihalenin feshi gerektiği ileri sürülerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen …. İli … İlçesi … Mah 15914 ada 3 parsel zemin kat no:39 numaralı taşınmaza yönelik kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin … İli … İlçesi … Mah 15914 ada 3 parsel zemin kat no:39 numaralı taşınmaza yönelik kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

B. Ankara İli … İlçesi Demetgül Mah 15944 ada 1 parsel … kat 49 numaralı taşınmaz, … İli … İlçesi … Mah 5217 ada 33 parsel zemin+ … kat 2 numaralı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince:

Vekâletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunan alacaklı /ihale alıcısı T.C. … vekili uyap üzerinden 14.12.2022 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.

7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29 uncu maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310 uncu maddesine eklenen üçüncü fıkrasına göre kabulün, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı Ankara İli … İlçesi Demetgül Mah 15944 ada 1 parsel … kat 49 numaralı taşınmaz, … İli … İlçesi … Mah 5217 ada 33 parsel zemin+ … kat 2 numaralı taşınmazlar yönünden kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.

Buna göre temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan kabul hususunda 49 nolu ve 2 nolu taşınmazlar yönünden Mahkemece ek karar verilmesi gerekir.

KARAR
Açıklanan sebeple;

Dosyanın hükmü veren Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.