Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2392 E. 2009/4738 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2392
KARAR NO : 2009/4738
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araca, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, 6.805.00 YTL hasar bedelinden, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %70 kusur oranına isabet eden 4.763.00 YTL’nın faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kusura göre poliçe limiti ile sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, 4.763.00 YTL alacak üzerinden %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de; söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazı, hükmedilen %40 oranında icra-inkâr tazminatına ilişkindir.
Dava, trafik sigorta poliçesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Trafik kazası nedeniyle araçta
meydana gelen gerçek zararın hesaplanması yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit (muayyen) değildir. Bu durumda mahkemece, davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine; (2) olu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3.paragrafındaki “4.763.00 YTL toplam alacak üzerinden %40 oranında hesaplanacak icra-inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” tümcesinin hükümden çıkartılmasına, yerine “Davacının icra- inkâr tazminatı talebinin reddine,” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.