Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27487 E. 2023/902 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27487
KARAR NO : 2023/902
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Tehdit suçundan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla sanığın, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.600,00 TL, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği, eksik incelemeyle karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılmasının doğru olmadığı, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı ile re’sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Trafik kazasında yaralanan sanığın, ambulans ile hastaneye götürülürken acil tıp teknisyeni olan katılan …’ye “….a…na koy….um, niye karışıyorsun, bir iyileşeyim seni bulurum, bunların hesabını sana sorarım…” dedikten sonra ambulansta bulunan diğer acil tıp teknisyeni ile birlikte katılan …’ı da kapsayacak biçimde “…sizden yol olmaz” biçimindeki sözleriyle hakaret (iki kez) ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan davada, Mahkeme oluşu iddianamedeki gibi kabul etmekle birlikte hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tek bir hakaret suçunun oluştuğunu kabul ederek, sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde
Katılan …’ın, hastaneye gidene kadar sanığın eylemine devam ettiği yönündeki ifadesi, aynı ambulansa alınan …’nün, olay anında kendinde olmadığı yönündeki beyanı, araştırılması gereken başkaca bir hususun bulunmaması ve hakaret suçunun kamu görevini yerine getiren her iki katılana yönelik işlendiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde bir hukuka aykırılık görülmeyip, yetki itirazına itibar edilmemiştir.
2. Sair Yönlerden Yapılan Temyiz İncelemesinde
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde ”basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.