Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/505 E. 2022/13392 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/505
KARAR NO : 2022/13392
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle takibin iptali davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen 26/12/2019 günlü kararın davalılardan … başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; …’ın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b bendi 2.cümlesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R

Davacı vekili, davalılardan …’nün müvekkili bankadan kullandığı ve ödemediği bireysel kredi nedeniyle aleyhine Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2018/7406 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalı …’ın da borçlu … aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2017/5849 ve 2017/5850 sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını ve bu dosyalarda borçlu/davalı …’nün icra dairesine gelerek emekli maaşına haciz konulmasına muvafakat ettiğini, söz konusu icra dosyalarında sadece ödeme emrinin tebliğ edildiğini, başkaca hiçbir işlem yapılmadığını, bu nedenlerle davalılar arasındaki takiplerin muvazaalı olduğunu belirterek davalılar arasındaki takiplerin iptaline, Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2017/5849 ve 2017/5850 sayılı dosyaları üzerinde haciz yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalılar arasındaki icra takiplerinin kesinleşmesinin hemen ardından borca itiraz edilmeksizin maaş haczine muvafakat edildiği, davalılardan … tarafından diğer davalı …’ye 80.000,00 TL borç verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalılar arasındaki borç ilişkisinin banka hareketleriyle ispatlanamadığı, kaynağının tam olarak kanıtlamadığı, davalılar arasındaki takibin dayanağı olan bonoların her zaman düzenlenme imkanı bulunduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasındaki icra takiplerinin muvazaalı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalılardan … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, muvazaadan söz edilebilmesi için kural olarak muvazaalı tasarrufun diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerektiği, davalılar arasındaki senetlerin her zaman düzenlenme imkanı olsa da davalılar arasındaki icra takibinin davacının borcunun doğmasından önce başlatıldığı, bu nedenle dava ön koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalılardan … vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 31/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.