Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2865 E. 2009/3172 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2865
KARAR NO : 2009/3172
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk sigortalı, davalının malik olduğu aracın, ehliyetnamesiz kullanımı sırasında meydana gelen kazada, dava dışı … Usta’nın aracı hasarladığını, poliçe kapsamında … Usta’ya 3.328,00TL hasar bedelinin 7.12.2007 tarihinde ödendiğini belirterek 3.328,00TL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 3.328,00TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-TTK.nun 1301.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava … tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu nedenle sigortacının 3. şahıslara rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Kanundan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Bu nedenle, davalının faizden sorumluğunun başlangıcı halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirecek nitelikte görülmediğinden, yerel mahkeme hükmünün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ibaresinin çıkarılarak yerine ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı 15.60.-TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına14.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.