YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/179
KARAR NO : 2009/3122
KARAR TARİHİ : 14.05.2009
MAHKEMESİ :İnegöl Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, 6.974,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, olay tarihi ile dava tarihi arasında 2918 Sayılı Kanunun 109/1.maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya sigortalı araç davalıların malik ve sürücüsü oldukları araç ile 14.11.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğramıştır. Davacı-alacaklı vekili bu davadan önce … 2.İcra Müdürlüğünün 2005/923 Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine 2918 Sayılı Yasa’nın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan,21.03.2005 tarihinde icra takibi başlatılmış ve davalı borçluların yetki itirazları üzerine yetkisizlik kararı verilerek dosya yetkili İnegöl 2.İcra Müdürlüğüne gönderilmiş ve 2006/1707 Esas sırasına kaydedilmiştir. Yetkili İnegöl İcra Müdürlüğünün takip dosyasından çıkarılan ödeme emirleri davalı-borçlu şirkete 31.07.2006, davalı-borçlu …’e ise 22.06.2006 tarihlerinde tebliğ edilmiş, takip borçlusu davalılar tarafından süresi içerisinde borca itiraz edilmiş ve takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtiraz dilekçelerinin ya da takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı-alacaklı tarafa tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanamamıştır.
Zamanaşımını kesen sebepler, Borçlar Kanununun 133. maddesinde düzenlenmiş, aynı yasanın 135. maddesinde ise. zamanaşımı kesilince kesilmeden itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, TTK’nun 662. maddesi hükmüne göre de, takip talebinde bulunulması zamanaşımını kesin sebeplerden biridir ve aynı Kanunun 663/2. maddesi hükmünede, zamanaşımı kesilince müddeti aynı olan yeni bir zamanaşımı müddeti işlemeye başlıyacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalılara yukarıda belirtilen ödeme emri tebliğ tarihlerinden sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamış ve 2918 Sayılı Kanunun 109.maddesinde belirtilen 2 yıllık süre içerisinde 28.04.2008 tarihinde dava açılmıştır. O halde; mahkemece işin esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.