Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12858 E. 2009/11435 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12858
KARAR NO : 2009/11435
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 10.7.1995- 5.9.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ve işveren vekillerinin hizmet tespitine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının tümden reddine,
2- Davacı ile davalı işveren vekillerinin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 10.7.1995-5.9.2003 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece tespit davasının kabulü ile, davacının davalı işyerinde 10.7.1995-5.9.2003 tarihleri arasında aralıksız sigortalı olarak çalıştığının tespitine, işçilik alacakları istemin ise kısmen kabulü ile, bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hizmet tespitine ilişkin olarak verilen karar yerindedir. İşçilik alacaklarına ilişkin hükme gelince; mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir.
İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatına da hak kazanılamaz. Bundan başka işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerekir. İmzaya itiraz ya da metin kısmına ilaveler yapıldığı itirazı mutlak olarak teknik yönden incelenmelidir. Gerçekten davalı işveren tarafından ibraz edilen ve davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesinde, davacının davalı işyerinde 10.7.1995-5.9.2003 tarihleri arasında çalıştığının belirtildiği ve “belediyeye gireceğimden dolayı isitifa ediyorum … hiçbir hak ve alacağım yoktur, çalışmakta olduğum Avşarlar ltd şti. İşyerinde 1995-2003 arası yıllık izinlerimi kullandım” açıklamasının bulunup, davacı tarafından dilekçe ve imzanın kabul edilmediği belli olmasına rağmen bu konuda dilekçe ve imzanın aidiyeti araştırılmadan işçilik alacaklarına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; 5.9.2003 tarihli ve davacı tarafından inkar edilen istifa dilekçesi ve altındaki imzanın davacıya ait olup-olmadığı yönünde usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırmak, gerekirse Adli Tıp ilgili ihtisas dairesinden rapor alarak, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirip işçilik alacakları hakkında çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre işçilik alacaklarına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yerolmadığına aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.