Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2375 E. 2009/6020 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2375
KARAR NO : 2009/6020
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının maliki olduğu motosikletin tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, sigortalısına ödediği 1.800.49 YTL’nın fer’ileriyle birlikte rücuen tahsili için davalı aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kayıt maliki olduğu motosikleti 12 yıl önce dava dışı şahsa haricen satarak teslim ettiğini, işleten sıfatının bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin 1.800.49 YTL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 Sayılı KTK.’nun 20/d maddesi uyarınca noterlerce yapılmayan harici araç satışlarının geçersiz olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda, uzman olmayan avukat bilirkişiden kusur ve hasar konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; makine mühendisi uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur ve hasar yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.