Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10365 E. 2023/481 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10365
KARAR NO : 2023/481
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/392 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/392 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararının sanık ve mağdur tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/10346 Esas, 2019/19569 Karar sayılı kararıyla;
a) Olaya dair bilgisi ve görgüsü olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında dinlenen … ve …’ın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Soruşturma aşamasında dinlenen … ve …’ın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin makul oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/592 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine,
2.Vesaire,
İlişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Meşru savunmada bulunduğuna,
2. Uzlaşma hükümlerinden faydalanmak istediğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Arkadaş olan mağdur ve sanığın olay günü alkolün verdiği etki ile tartışmaya başladıkları, devamında sanığın mağdurun kafasına silahtan sayılan taşla ve omzuna bıçakla vurmak suretiyle onu yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

Sanığın eylemini mağdurun kendisine hakaret etmesi üzerine gerçekleştirdiğine yönelik savunması ve tanıkların sanık ile mağdurun tartıştıklarına ilişkin anlatımları nedeniyle sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari (1/4) oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.

2. Adli Tıp Kurumu Adıyaman Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.02.2015 tarihli raporunda; “Kişide meydana gelen sol temporal kemikte lineer fraktür, epidural kanama, kas dokuya penetre delici kesici alet yaralanması arızalarının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,

b) Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,” belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Haksız Tahrike Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemenin “sanığın eylemini mağdurun kendisine hakaret etmesi üzerine gerçekleştirdiğine yönelik savunması ve tanıkların sanık ile mağdurun tartıştıklarına ilişkin anlatımları” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurun sanığa tartışma sırasında hakaret etmesi üzerine sanığın mağduru silahtan sayılan taş ve bıçakla yaraladığı kabul olunan olayda, sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanığın Uzlaşmaya Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde; 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde;

“Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunanlar, (b) bendinde yazılı, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, 5237 sayılı Kanun’da yer alan suçlar” için uzlaştırma yoluna gidilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda sanığın, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyetinin bulunması karşısında, Mahkemece, kanunen uzlaştırma müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/592 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.