YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8074
KARAR NO : 2023/97
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/280 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/1471 Esas, 2022/1686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının oy birliğiyle,
“sanık …’ın …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde; hedef alınan vücut bölgesi, darbenin şiddeti, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alındığında, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesi uyarınca, makul bir ceza verilmesi yerine 11 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini bozma sebebi yapılmamıştır”
Eleştirisiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 inci maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile katılanın daha önceden birbirlerini tanıdıkları, olay günü yanlarında tanık … olduğu hâlde parkta alkol almaya başladıkları, alkolün bitmesi üzerine aralarında para toplayıp birlikte tekel bayisine gittikleri, bu sırada toplanan para konusunda tartıştıkları, tekrar alkol alıp parkta içmeye devam ettikleri, bir süre sonra sanığın önceki tartışma nedeniyle katılandan gitmesini istediği, katılanın ayrılmasından sonra sanığın alkolün etkisiyle sızdığı, katılanın sanığın telefonunu arayıp tanık …’den nerede olduklarını sorup olay yerine döndüğü, uyumakta olan sanığı bacağından bıçakla dürterek basit şekilde yaraladığı, acıyla uyanan sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartarak elinde bıçak olan katılana hamle yaptığı, katılanın sol meme altından 15 cm uzunluğunda derin kesi ile yaralanıp düştükten sonra sanığın bir süre daha kendinden geçmiş şekilde yerde olan katılan tekme ve yumrukla darbederek olay yerinden tanık … ile birlikte ayrıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın elinde bıçakla, katılanın hayatî önem arz eden göğüs bölgesini hedef alarak bıçağı saplaması, akabinde yere düşen katılana defalarca tekme, tokat ve yumruklarla vurması, eyleme bir iki dakika ara verip geri dönüp tekrar vurması ve suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun tespitiyle, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanığın katılanı bıçaklaması eylemi öncesinde katılanın sanığı bıçakla dürterek uyandırmaya çalışması nedeniyle…’ın da basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, dolayısıyla sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca tahrikin türü ve derecesi gözetilerek sanık lehine (1/3) oranında tahrik indirimi yapılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Olayın tek görgü tanığı olan tanık …’in alınan beyanı dava dosyasında mevcuttur.
4. Manisa Şehir Hastanesince tanzim edilen 20.07.2021 tarihli geçici adlî muayene raporuna göre, katılanın sol meme altında 15 cm uzunluğunda toraksa nafiz düzgün kenarlı derin kesi mevcut olduğu, hayatî tehlikesinin bulunduğu; Manisa Şehir Hastanesi Adli Tıp Polikliniğince tanzim edilen 24.08.2021 tarihli kesin adlî muayene raporunda; kesici delici alet ile meydana geldiği belirtilen yaralanmanın sol akciğerde hemopnömotoraks oluşturması nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücutta kemik kırığına neden olmadığı belirtilmiştir.
5. Sanık hakkında, düzenlenen Manisa Şehir Hastanesince tanzim edilen 20.07.2021 tarihli geçici adlî muayene raporunda; şahısta sağ femur orta hat anterio lateral bölgede 3 cm cilt ciltaltı kesisi mevcut olduğu, hayatî tehlikesinin bulunmadığı, Manisa Şehir Hastanesi Adlî Tıp Polikliniğince tanzim edilen 08.08.2021 tarihli kesin adlî muayene raporunda da yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, vücutta kemik kırığına neden olmadığı belirtilmiştir.
6. Sanığın savunmalarında epilepsi hastası olduğunu belirtmesi nedeniyle olay tarihinde işlediği eylemin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda oluşan şüphe nedeniyle sanığın sevk edildiği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından tanzim edilen, 24.01.2022 tarihli raporda sanığın silahla kasten basit yaralama suçuna karşı cezaî ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir.
7. Olay yerini gösteren KGYS kayıtları ile tanık …’in cep telefonunudan elde edilen görüntüler ve bu görüntülerin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adlî Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesince netleştirilen hâlleri, dava dosyasında mevcuttur.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması
1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın almış olduğu alkolün etkisi ile olay esnasında parkta sızıp uyuyakaldığı, katılanın önceki tartışma konusu olan para meselesini konuşmak için yanına geldiği, elindeki bıçak ile katılanın bacağını basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığın bu acı ile uyanarak katılanın kendisine zarar vereceğinden korkarak bıçaklama eylemini gerçekleştirdiğini belirtip eylemin meşru savunma kapsamında kaldığını savunduğu olayda, meşru savunmanın, yukarıda anlatıldığı üzere savunmada zorunluluk olsa da bu savunmanın saldırıyla orantılı olması durumunda söz konusu olacağı, sanığın, bacağındaki basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek yaraya karşılık, katılanı, sol meme altından 15 cm uzunluğunda toraksa nafiz düzgün kenarlı derin kesi ve hayatî tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı anlaşıldığından, sanık lehine meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik
Tarafların öncesinde birbirlerini tanıdıkları, olay günü alkol alma amacıyla bir parkta toplandıkları, alkol alınması sırasında para yüzünden tartıştıkları, daha sonrasında katılanın buradan ayrıldığı, sanığın ise parkta sızıp kaldığı, katılanın arkadaşlarının yanına geri döndüğü ve elindeki bıçakla uyumakta olan sanığı bacağından dürterek basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın da acı içinde uyanmasını müteakip elindeki bıçak ile katılana saldırdığı ve hayatî tehlike geçirecek şekilde yaraladığı gözetildiğinde haksız tahrik teşkil eden eylemin niteliği ve geçen süre de gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık lehine (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Tekerrür
Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan ve temyize konu hükümde tekerrüre esas alınan Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/82 Esas 2017/211 Karar sayılı ilamı ile yaralama suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, tekerrüre esas bu ilamda da sanığın Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/833 Esas, 2016/319 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan aldığı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasının 28.04.2016 tarihinde kesinleştiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, iş bu temyiz incelemesine konu olan tekerrüre esas ilamın 19.09.2017 tarihinde kesinleştiği, bu cezanın henüz infaz edilmediği, 20.07.2021 tarihinde de temyize konu suçu işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşıldığından Mahkemenin sanık hakkında yapmış olduğu uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.05.2022 tarihli 2022/1471 Esas, 2022/1686 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.