Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5357 E. 2022/16742 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5357
KARAR NO : 2022/16742
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
No :

Dava, İş kazası ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,… Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle, müteveffa sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu sebeple eş için 10.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi, çocuklar 5.000,00’er-TL maddi, 30.000,00’er-TL manevi, anne için 1.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi, kardeşler için 1.000,00’er-TL maddi, 20.000,00’er-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kazanın; iki yönlü, iki şeritli, yol genişliği 7 metre, kuru asfalt zeminde, hava açık ve gündüz vakti gerçekleştiğinin, müteveffanın %100 kusurlu olduğunun kabul edildiğinin, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22/03/2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalının kusurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, davalının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın, işveren tarafından verilen görev kapsamında ve müteveffanın işverene ait araçla seyir halindeyken meydana gelmesi sebebiyle iş kazası olduğunu, müteveffanın görevi dışında bir işte çalıştırıldığı hususu yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davalı şirkette market çalışanı olarak görevlendirilen müteveffanın davalı işverene ait araç ile birlikte Şile Şubesinde çalışanlara eğitim vermek üzere gönderildiğini, yolda kaza olayının gerçekleştiğini, müteveffanın istihdam alanı dışında görevlendirilmesine karşılık işverene herhangi bir kusur atfedilmemesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı işveren tarafından gerekli eğitimler verilmeksizin müteveffanın diğer şubeye yollanmasının davalı işverenin kusurunu ortaya koyduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, araç üzerinde herhangi bir teknik inceleme yapılmaksızın yaşanan kazaya arızanın sebebiyet vermemiş olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, nitekim kaza anında polis memurları tarafından düzenlenen tutanakta müvekkiline tali kusur verildiği, çelişkili ve eksik incelemeye haiz bilirkişi raporlarına dayanılarak davalı işverene sorumluluk yüklenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, … raporunun çelişkileri gidermekten uzak olduğunu, çünkü yerel mahkemenin iş güvenliği ve trafik yönünden rapor alınmasını kararlaştırdığını, ancak … raporunun sadece trafik yönünden değerlendirme yapıldığını, mahkemece tanıkların dinlenmemesi neticesinde savunma ve hukuki dinlenme haklarının kısıtlanacak şekilde karar verildiğini, kendilerinin 8 tanık bildirdiğini, ancak mahkemenin 2 tanığın dinlenmesi ile karar verdiğini, dinlenen tanıklarının kaza anını görmediklerini, hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında müteveffanın işverenin emir ve talimatıyla Şile’de bulunan şubeye gitmesi konusunda tanıklara soru yöneltilmediğini, SGK inceleme raporunun kaza tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra düzenlendiğini, kazanın gerçekleştiği an herhangi bir inceleme yapılmayarak davacıların mağdur edildiğini, hazırlanan inceleme raporunun sağlıklı olmayacağı ve gerçeği yansıtmayacağını, raporda müteveffanın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve hızlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve yoldan çıkıp devrilmesi sonucu kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, kaza anını gören herhangi bir görgü tanığı ve kamera görüntüsü olmamasına karşı böyle bir tespitte bulunmasının mümkün olmayacağını, raporun hükme esas alınarak yasaya, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve müteveffanın ölümü ile davacıların onun maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, iş kazası sebebiyle vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacılar murisi …‘ın davalı işveren nezdinde market satış elemanı olarak çalıştığının beyan ve iddia edildiği, 11/07/2012 tarihinde saat 08.05 sıralarında sevk ve idaresindeki … plaka sayılı kamyoneti ile … istikametinden Şile istikametine doğru seyir etmekte iken direksiyon hâkimiyetini kaybederek, taşıt yolundan çıkıp, gidiş istikametine göre, yolun sağında bulunan toprak çukura çarparak devrilmesi sonucunda vefat ettiği, 18/03/2016 tarihli SGK teftiş raporunda olayın iş kazası olduğunun, müteveffa sigortalının % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan, iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik iki farklı heyet tarafından düzenlenen, 05/06/2017 ve 27/12/2017 tarihli raporlarda müteveffa sigortalının % 100 oranında kusurlu, davalı işverenin ise kusursuz olduğunun belirlendiği, itiraz üzerine iş güvenliği ve trafik uzmanlarından oluşan üç kişilik heyet tarafından düzenlenen 06/08/2018 tarihli raporda ise müteveffa sigortalının % 50 oranında, davalı işverenin ise % 50 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, raporlar arasındaki işbu çelişkilerin giderilmesi amacıyla mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alındığı, 22/03/2019 tarihli düzenlenen raporda ise müteveffa kazalının % 100 kusurlu olduğunun belirtildiği ancak davalı işverenin kusurunun değerlendirilmediği, mahkemece çelişkilerin giderildiği kanaatiyle, raporlara itibar edilerek davalı işverenin kusursuz olduğu kabul edilmiş ise de; raporların oluşa uygun olmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, öncelikle müteveffa sigortalının iş tanımını belirlemek, aynı olaya ilişkin varsa rücu ve ceza dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek – verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalının mirasçıları tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, trafik uzmanının da yer aldığı A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, alınacak bu raporda az yukarıda bahsedilen eksikliklerin tamamlanarak; işverenin kazazedeyi istihdam alanı dışında görevlendirip görevlendirmediğini, tarafların alması gerekli önlemlerin neler olduğunu, bu önlemlerin alınıp alınmadığını ve nedenleri ile birlikte açıklayarak, tarafların kusur oran ve aidiyetlerini belirleyerek, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve aidiyetlerini – tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.