YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14935
KARAR NO : 2023/460
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2008 tarihli ve 2008/11404 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 tarihli ve 2008/228 Esas, 2009/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç vasfının değişmesiyle başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 … maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 168 … maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 … hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231 … maddesinin
beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.
3. Sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkum edildiği ihbarı üzerine Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2015/122 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı kararı ile hüküm aynen açıklanmıştır.
4. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 tarihli ve 2008/228 Esas, 2009/128 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/21708 Esas, 2019/15506 Karar sayılı kararı ile “CMK.nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, CMK.nın 34 ve 230 maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 …, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 sayılı Kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı … bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/20 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 … maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 168 … maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 … hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyiz isteği;
Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise;
a. Olayda sanığın başkasına ait banka veya kredi kartını rızası dışında kullanması gibi bir durum olmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına,
b. Müşteki kurum tarafından yapılacak basit bir araştırma ile sanığın evlendiğini tespit edebileceği ve sanığın evlendiğini gizlemesinin dolandırıcılık suçuna sebebiyet verecek şekilde hile teşkil etmediğinden nitelikli dolandırıcılık suçunun da unsurlarının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’un … Beşiktaş şubesinde çalışan eşinin 22.05.1992 tarihinde vefat ettiği, sanığın dul aylığı almaya başladığı, 12.04.1996 tarihinde tekrar evlendiğini Emekli Sandığına bildirmeyerek 31.01.2006 tarihine kadar almaya devam ettiği, SGK ve nüfus belgelerinde yer almaktadır.
2. SGK yazısında sanığın anapara borcunun tamamını ödediği, faizini ise ödemeye devam ettiği bilidirilmiştir.
3. Sanık savunmasında; Ölen eşinden dolayı dul aylığı aldığını, yeniden evlendiğini emekli sandığına bildirmediğini, dul aylığını banka kredi kartı ile çektiğini” beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, sanığın, yeniden evlendiğini emekli sandığına bildirmeyerek, vefat eden eşinden hak kazandığı dul aylığını kendisine ait olan banka kartı vasıtası ile çektiği olayda;
5237 sayılı Kanunun 245 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşabilmesi için başkasına ait banka veya kredi kartı kullanılarak menfaat sağlanması gerekmekte olup; sanığın dul aylığını çekebilmesi için bankaca kendisine tahsis edilen … ile çekim yaptığı, bu nedenle üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı gibi 5237 sayılı Kanunun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından ise; sanığın vefat eden eşinden dolayı önceden dul aylığı aldığının Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak basit bir araştırmayla tespit edilebileceği, bu kapsamda sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmadığı ve sanığın suç kastıyla hareket etmediği, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurununda oluşmayacağı dikkate alınarak sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/20 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.