Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/26200 E. 2022/26277 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/26200
KARAR NO : 2022/26277
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, mağdur …’ın hükümden sonra şikayetinden vazgeçtiğini belirten dilekçe sunması üzerine, bu hususta karar verme yetkisinin Yargıtay’a ait olduğu gözetilmeden Mahkemece 23.05.2016 tarihli ek kararla, sanığın mağdur …’a karşı hakaret eylemine ilişkin düşme hükmü kurulmuş ise de, bu ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek dosya görüşüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın hakaret suçlarını aleni olarak işlemiş olması nedeniyle temyize konu suçların basit yargılama usulü kapsamında olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
A- Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanığın mağdur …’a karşı hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin kurulan hükümlerin temyizine gelince:
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun, hükümden sonra sunduğu 02.03.2016 havale tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu yönünden, TCK’nın 73/4. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre davanın düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin belirlenmesi gerekliliği,
2- 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, hakaret suçunun ise suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret ile tehdit suçları yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
Tehdit suçundan temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olarak “TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi” yerine “TCK’nın 125/1. maddesi” ifadesine yer verilmesi,
Kanuna aykırı sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye farklı sebeple uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.