YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12061
KARAR NO : 2022/13663
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu’nun 24/05/2017 tarih ve 2017/2-1607 Esas, 2017/968 Karar sayılı kararı).
Somut olayda; borçlu tarafından imzaya, borca, faize ve tüm ferilere itiraz edildiği, mahkemenin ilk kararı ile imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına, borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmediği, alacaklının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği, bu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği, Dairemizce kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine mahkemece yapılan yargılama üzerine daha önce olduğu gibi imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği ancak bu kez borçlu lehine tazminata da hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin bozmadan önceki, 04.07.2019 tarih ve 2016/334 E. – 2019/551 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2 nolu bendinde; borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesine ve anılan hüküm kısmının borçlu tarafından istinaf ve temyiz konusu edilmemesi nedeniyle kesinleşmesine rağmen, bozmadan sonra kurulan 10.02.2022 tarih ve 2021/228 E. – 2022/140 K. sayılı kararında, bu kez borçlu lehine tazminata hükmedilmesi, alacaklı aleyhine kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.02.2022 tarih ve 2021/228 Esas – 2022/140 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ilişkin (2) nolu bendinin tamamen karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.