YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20856
KARAR NO : 2022/17532
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1163 sayılı Kanunun 45. maddesinde “Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Genel kurul, ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır…” hükmünün bulunduğu, aynı Kanunun Ek 2/2. maddesinde ise genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyelerinin cezalandırılacağının düzenlendiği, öte yandan 1163 sayılı Kanunun 81. maddesine göre 3 yıl üst üste genel kurulun toplanmaması halinde kooperatifin dağılmış sayılacağı cihetle; S.S. Uğur Konut Yapı Kooperatifinin 2014 yılı toplantısının yapılmadığı iddiasıyla açılan kamu davasında, kooperatif ana sözleşmesi, ticaret sicil gazetesi kayıtları, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantı tutanakları ile karar defteri denetime olanak verecek şekilde dosya içine getirtilip incelendikten sonra, sanığın kaç yıllığına yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve suç tarihinde kimlerin yönetim kurulu üyesi oldukları tespit edilip kooperatifin üst üste üç yıl genel kurul toplantısı yapılmadığı için münfesih olup olmadığının, olmuş ise hangi tarihte olduğunun tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanunun Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
3-1163 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinde yer alan “Bu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez” hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCK’nun 5. maddesinde yer alan “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK’nun genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesinde düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca TCK’nun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01/07/2014” yerine “2014” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.