Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4384 E. 2009/698 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4384
KARAR NO : 2009/698
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıya satışı yapılan 41 nolu bağımsız bölüm hakkında imzalanan 11.11.2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, birleştirilerek görülen her iki davanın da davacısı yüklenici, davalısı Penbe ise inşaattan daire satın alan kişi durumundadır. Davada davalı üzerinde tapuda kayıtlı bulunan 41 nolu bağımsız bölüme yapılan imalâtın bedeli talep edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu daire dava dışı arsa sahiplerine ait eski nosu 179 yeni numarası 271 olan parsel üzerindeki binadadır. Bununla ilgili olarak dava dışı arsa sahiplerince yine dava dışı … arasında imzalanan sözleşme uyarınca inşaat yapımına başlanmış ve dava konusu daire Sadık’ın arsa sahiplerinden aldığı vekâletname ile 13.03.1989 tarihinde…’e satılmış, 07.07.1993’te de… sözkonusu daireyi tapuda davalı … ‘ye devretmiştir. Bilahare …’la imzalanan sözleşme fesih edilmiş, arsa sahipleri dava dışı … ile 23.03.2001 de kat karşılığı sözleşme imzalamışlar bu sözleşme konusu iş de 06.06.2001 tarihinde davacı …’a devredilmiş ve davacı … 20.06.2001’de noterde düzenleme şeklinde yapılan sözleşme ile arsa sahipleri ile anlaşma yapmıştır. Görüldüğü üzere davalı … ile davacı … arasında doğrudan yapılmış bir sözleşme bulunmamakta, davacının dayandığı 11.11.2001 tarihli adî yazılı sözleşmenin de aslı ibraz edilememiş ve imzası inkâr edilmiş olduğundan bu konuda i nceleme de apılamadığı için davalıyı sorumlu tutan bir belge olarak kabul edilememiştir. Öte yandan davalı tarafından davacının satış yaptığı kişi aleyhine 41 nolu daireden müdahalenin önlenmesi için açtığı dava da davalı lehine sonuçlanmıştır. Bu durumda davalının bedelini ödeyerek satın aldığı dairenin imalât bedelini davacıya ödemesi konusunda bir taahhüdü ispatlanamadığına göre sabit olmayan her iki davanın da reddine karar verilmesi yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın kabul edilmesi doğru olmamış bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.