Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/11947 E. 2006/1917 K. 22.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11947
KARAR NO : 2006/1917
KARAR TARİHİ : 22.02.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.2.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, davalı taşınmazına yaptırdığı mısır ambarının çatısının kendi taşınmazına taşkın olduğunu, bunun yağmur sularının taşınmazına akmasına neden olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Davalı, elatmalarının olmadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, çapa bağlanmış taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda; çap kaydının sağlıklı bir şekilde uygulanması uyuşmazlığın çözümündeki en önemli unsurdur. Anılan nedenle, tarafların dayandıkları tapu ve çap kayıtları getirtilerek, varsa delilleri de toplandıktan sonra, keşif yapılmalıdır.
Yapılan keşifte, taraflar ve yerel bilirkişi aracılığıyla çekişmeli taşınmaz ya da taşınmazlar saptanmalı, dayanak tapu ve çap kayıtları uzman bilirkişi veya bilirkişilere varsa nirengi noktalarından, bunlar yoksa paftada ve zeminde mevcut sabit noktalardan yararlanılarak ölçüm yaptırılmalıdır. Bilirkişilere keşfi izlemeye elverişli, varsa elatmayı ve miktarını da gösterir, infazı sağlamaya yönelik kroki ve rapor hazırlattırılarak sonuca gidilmelidir.
Eldeki davada, taşınmaz başında dayanak çap kayıtları uygulanarak keşif yapılmış, keşif mahallinde dinlenen fen elemanı dava konusu yerdeki ölçü noktalarının tahrip olması nedeniyle sağlıklı ölçüm yapılamadığı, parseller arsında fiili kullanıma göre duvar olduğu ve duvar üzerinden 20 cm. genişliğinde taşkınlığın bulunduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından uygulanan çap kayıtlarının dayanağı olan tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısına göre kesinleşmediği
./..
2005/11947-2006/1917
-2-
anlaşılmaktadır. Taraflara ait olduğu ileri sürülen taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmediği, dava konusu yerdeki ölçü noktalarının da tahrip olduğu bildirildiğine göre, tarafların dayandıkları mülkiyet hakkı sınırlarının saptanması, bunun sonucu olarak da elatmanın bulunduğundan söz edilmesi olanaklı değildir. O halde mahkemece tutanakların kesinleşmediği gözetilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerinin gözetilmesi gerekir.
Kadastro Mahkemelerinin zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 26.maddesi gereğince Kadastro Mahkemeleri yasanın 10.maddesine göre, Kadastro Komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları, 11.maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları, mahalli hukuk mahkemelerinden 27.madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları, ayrıca kadastro mahkemelerine dava açıldıktan sonra tespitten önceki haklara dayanarak asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkları inceleyip karara bağlamakla görevlidir. Kadastro Mahkemesinin yetkisi de her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Eldeki davada da tutanaklar kesinleşmediğinden, mahkemece tutanakların neden kesinleşmediği araştırılmalı, kadastro mahkemesinde görülmekte olan bir dava var ise, davanın bu davanın tarafları arasında olması halinde, elatmanın önlenmesi istemi yönünden görevsizlik kararı verilmesi, taraflar farklı ise, mülkiyet durumunun kesinleşmesi beklenerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu aşamadan sonra nitelendirilerek sonuca gidilmesi gereklidir.
Mahkemece açıklanan yönler üzerinde durulmadan ve bilirkişinin taşınmazların sınırlarını net olarak belirleyemediği yetersiz raporu nazara alınarak sonuca gidilmesi doğru değildir, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 22.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.