YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6339
KARAR NO : 2022/7799
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.04.2018 tarihinde verilen dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 02.04.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı tarafından talep edilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 83 parsel sayılı taşınmazı davalının 2003 yılından bu yana zorla ekip biçtiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin önlenmesine, dava tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karara karşı davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Mahkemece: “12.11.2018 tarihli keşif tutanağında davacının 30.10.2003 tarihli “Harici gayrimenkul satış senedidir” başlıklı belge ile davalıya dava konusu taşınmazı sattığını, davalının fazladan 3,5 dönüm kadar fazla yer kullandığını beyan ettiği, davalının ise dava konusu taşınmazı davacıdan 12.000,00 TL’ye satın aldığını, sözleşmenin ardından tapuyu vereceğini, ancak davacının babasının vefat etmesi sebebiyle mirasçıları bir araya getiremediğinden tapunun devrini alamadığını beyan ettiği, davacı tarafından taşınmazın davalıya satışının yapıldığı, davalı tarafından bedelinin ödendiği, satım sözleşmesi ve bu sözleşme ile kararlaştırılan satış bedelinin ödendiği yönündeki davacının ikrarı güçlü delil ile ispatlandığı, dava konusu taşınmazı harici satış sözleşmesine istinaden davalının kullandığı, dava tarihine kadar davalının bu taşınmazı, satım sözleşmesine duyulan … çerçevesinde kullanmaya devam ettiği, taraflar arasındaki harici sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı iyi niyetli zilyet olarak kullanan davacının davalı tarafa ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı, davacıya ait taşınmazın davalı tarafından haksız kullanıldığı ispat edilemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince: “…dava konusu taşınmazda davacının elbirliği ile malik olduğu, taşınmazda 24/56 hisse sahibi olduğu, hissesinin 9500 metrekare yere isabet ettiği, kendi payına isabet eden 9000 metrekarelik yeri de davalıya 30.10.2003 tarihli harici satış sözleşmesi ile sattığı, dosya kapsamında davalının satın aldığını iddia ettiği taşınmazın bedelini de tam ödediği…” gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanunu’nun 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmi şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer tanınamaz ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir.
Ne var ki, harici satışlarda Türk Medeni Kanunu’nun 994. maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis … niteliğinde kişisel hak bahşeder. Şu da ifade edilmelidir ki, 10.7.1940 tarih 2/77 Sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında “Haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” denilmek suretiyle benimsenen kural gereğince haricen satın alanın fuzuli şagil olmadığı gözetilerek ecrimisille sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. O halde, davalının çekişmeli taşınmazı haricen satın aldığı gözetildiğinde haksız işgalci konumunda olduğu söylenemez.
Hâl böyle olunca, harici satış bedeli üzerinden davalı yararına hapis … tanınmak suretiyle çekişmeli taşınmazlara davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi, ecrimisil isteğinin ise reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.