YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5397
KARAR NO : 2022/7702
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2016 tarihinde verilen dilekçeyle vasiyetnamenin tenfizi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.12.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asiller …, … ve … geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinledi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
1. DAVA
1.1. Davacılar vekili, 27/04/1994 tarihinde vefat eden tarafların ortak murisi (… Oğlu) …’a ait Bartın 1. Noterliğinin 26/05/1993 tarih ve 7086 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 11/10/1994 tarih ve 1994/390 Esas, 1994/958 sayılı Kararı ile açılıp okunduğunu, vasiyetnamede Bartın ili, Merkez ilçesinde bulunan arsa vasıflı 1965 parsel sayılı taşınmazın davacılara vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin açılmasından sonra davalılardan herhangi birinin yasal süre içinde vasiyetnamenin iptali için dava açmadıklarını, hatta yasal mirasçıların mahkemede vasiyetnameyi aynen kabul ettiklerini, herhangi bir itirazlarının olmadığını, iptali ve tenkisi hususunda herhangi bir dava açmayacaklarını beyan ettiklerini belirterek Bartın ili, Merkez ilçesinde bulunan 1965 parselin vasiyette belirtilen hisselerle davacılar adına tapuya tesciline ve vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
2. CEVAP
2.1. Davalılar, süresinde sundukları cevap dilekçeleriyle zaman aşımı definde bulunmuş; vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, taşınmazın vasiyetnamenin düzenlenmesinden ve dava tarihinden sonra mahkeme kararıyla ve pay devriyle intikal gördüğünü, mahkeme kararının kesin hüküm teşkil ettiğini, taşınmazın miras bırakan adına kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesi, dava tarihi itibariyle vasiyetnameye konu taşınmazın miras bırakanın adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir.
4.2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Davalılar, kararı duruşma istemiyle temyiz etmiştir.
5.2 Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davalılar, zamanaşımı ve kesin hüküm nedenleriyle davanın reddinin gerektiğini, taşınmazın miras bırakan adına kayıtlı olmaması nedeniyle davanın esastan da reddinin gerektiğini belirterek hatalı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
6.YARGITAY KARARI
6.1. Dava, vasiyetnamenin tenfizi isteğine ilişkindir.
6.2. 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 17. maddesinde, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür. Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
6.3. Somut olayda, miras bırakanın 27/04/1994 tarihinde vefat ettiği dikkate alınarak 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
6.4. 743 sayılı Medeni Kanunun 580. maddesine göre, kendisine muayyen birşey vasiyet olunan kimsenin ikame edeceği istihkak davasının müruru zaman müddeti, teberrüden haberdar edildiği günden ve ihbar zamanında henüz ifası lazım olmayan teberrülerde ifanın lüzumu tarihinden itibaren on senedir.
6.5. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür. Bu itibarla zamanaşımı savunması bir defi olup, ileri sürüldüğünde, şartları gerçekleşmişse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
6.6. Hal böyle iken, mahkemece, davalıların cevap süresi içinde ileri sürdükleri zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 371. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 13/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.