YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20897
KARAR NO : 2022/18985
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’ın yokluğunda yapılan tebliğ işlemlerinde, sanığın geçici olarak adreste bulunmama nedeni gösterilmemesi nedeni ile işlemlerin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine verilen temyiz dilekçesi ile yapılan temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1-1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde, 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1-Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak sanıklar hakkında temel ceza belirlenmesi,
2-Sanıklardan İsa müdafinin lehe olan Yasa hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında; sanık hakkında TCK’nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar ile 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Sanık …’ın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu suçun 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesine aykırılık suçu olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK’nun 75. maddesi ve maddeye eklenen 6. fıkranın b bendine göre ön ödeme hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve sanığa isnat edilen 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde düzenlenen suçun 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen halinin ön ödeme kapsamına alınması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”01.07.2013” yerine, ”16.12.2013” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafi ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.