Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/17070 E. 2022/13307 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17070
KARAR NO : 2022/13307
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

Mahkeme : KAYSERİ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mahkûmiyet: Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2021 tarih, 2021/140 esas ve 2021/291 sayılı kararı
2- Sanık … hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi, sanık … hakkında düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05/07/2021 tarih, 2021/1112 esas ve 2021/1021 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
A) Sanık … hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının hukuka uygun bulunması nedeniyle, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B) Sanık … hakkındaki düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
CMK’nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde
olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği düzenlenmiş olup; bölge adliye mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesince sanık hakkında uygulanan TCK’nın 43/1. maddesinin hükmünden çıkarılabilmesi için CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK’nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan sanık hakkındaki hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3 Ceza Dairesinin kararının CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
15/12/2022 tarihinde sanık … yönünden oy birliğiyle, sanık … hakkında ise Üye Dr. …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/291 K. sayılı kararıyla, sanık …’ın 01.11.2020 ve 02.01.2021 tarihlerinde işlediği sabit görülen uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından dolayı TCK’nın 188/3, 188/4-a ve 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş;
Hükmün istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2021/1021 K. sayılı kararıyla, sanığa isnat edilen 01.11.2020 tarihli eylem sübut bulmadığı halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu aykırılığın 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca yeniden duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün bulunduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkartılması suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde; bölge adliye mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesince sanık hakkında uygulanan TCK’nın 43/1. maddesinin hükümden çıkartılabilmesi için CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK’nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan sanık hakkındaki hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
CMK’nın 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;
Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte;
CMK’nın 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır.
Belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince TCK’nın 43. maddesinin uygulandığı durumlarda, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere dayanılarak 43. maddenin uygulanmasına esas teşkil eden eylem(ler)le ilgili olarak CMK’nın 223/2. fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin zincirleme suç teşkil ettiğini değerlendirdiği 01.11.2020 tarihli eylemle ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, söz konusu eylemin sübut bulmadığı belirtilmiş, bu suretle esasen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir.
Bu itibarla; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nin duruşma açmadan “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde olduğumdan; sanık … müdafiinin temyiz talebinin esastan incelenmesine geçilmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.15.12.2022