YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1439
KARAR NO : 2009/1945
KARAR TARİHİ : 03.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine davalı tarafça ödendiği ihtilâfsız olan 1.435,00 TL’nin Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi nazara alınarak İcra Müdürlüğü’nce faiz, icra, harç ve masraflar olarak değerlendirilmesine, icra inkâr tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davacı vakilince temyiz edilmiştir.
İcra takibinde 9.500,00 TL asıl alacak, 156,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.656,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle ve icra giderleriyle birlikte tahsili ile Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi gereğince kısmi ödemenin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu talep edilmiştir. Davadan sonra 10.07.2007 tarihinde iş bedeline mahsuben verilen 9.500,00 TL’lik çekin davacı tarafından tahsil edildiği ve 26.06.2007 tarihinde de avukatlık ücreti olarak 1.435,00 TL’nin davacı vekiline ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının icra takip tarihinden itibaren faiz ile icra-inkâr tazminatı istemi de mevcut olup bunların tamamı dava sırasında ödenmediği, başka bir anlatımla davacının tüm taleplerinin karşılanması sözkonusu olmadığından davanın konusuz kalmasından sözedilemez (YHGK’nın 25.01.2006 gün 2005/10-766 E.-2006/16 K. sayılı ilamı).
İcra takibi ve davadan sonra yapılan ödemeler kısmi ödeme niteliğinde olup, talepten önce davalının temerrüde düşürüldüğü de ileri sürülüp kanıtlanmadığından mahkemece davalının icra takibine itirazının asıl alacak üzerinden iptâline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine, ihtilâf konusu olmayan 10.07.2007 tarihindeki 9.500,00 TL ile 26.06.2007 tarihli 1.435,00 TL’lik kısmi ödemelerin Borçlar Kanunu 84. maddesi hükmü dikkate alınarak İcra Müdürlüğü’nce infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan davacı yanca düzenlenen faturalar davalıya tebliğ edilerek itiraza uğramadığı gibi, davalı tarafından asıl alacak davadan sonra kabul edilerek ödenmiş olduğundan borçlu itirazında haksız ve alacak da likittir. Bu halde davalının İİK’nın 67/II. maddesi gereğince icra inkâr tazminatı ile de sorumlu tutulması yerine yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.