Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12048 E. 2022/14112 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12048
KARAR NO : 2022/14112
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ile borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun sair sebeplerle 9 adet taşınmazın ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece 25 nolu parsel yönünden taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden şikayetin reddine, davacı aleyhine %10′ u oranında para cezasına dair hüküm kurulduğu, borçlunun istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, anılan parsel bakımından işin esası incelenmediğinden bu parsel bakımından para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, 34,19, 212 parsel sayılı taşınmazlara yönelik şikayetin kabulü ile bu parsellerin ihalelerinin feshine, 69, 107, 171, 172, 218 parsel sayılı taşınmazlara yönelik şikayetin reddine, davacının 69, 107, 171, 172, 218 parsellerin ihale bedellerinin toplamı üzerinden %10’u oranında para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, kararın alacaklı ile borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
I-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01/01/2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası’na, 01/01/2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası’na, 01/01/2022 tarihinden itibaren de yüz yedi bin doksan Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
II_- Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
A-69, 107, 171, 172, 218 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Şikayetçi aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin % 10′ u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden 69, 107, 171, 172, 218 parsel sayılı taşınmazlar yönünden para cezası oranına hasren Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulması gerekmiştir
B- 25 nolu parselin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK’nun 134/8. maddesinde; İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, bu taşınmaz yönünden kıymet takdirine veya ihaleye fesat karıştığına yönelik herhangi bir şikayette bulunulduğunda veya İİK’nun 129. madde şartlarını taşımadığı tespit edildiğinde taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleştiğinden bu durumlarda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı vardır.
İİK’nun 129/1. maddesi uyarınca, birinci ve ikinci ihalede satışın yapılabilmesi için artırma bedelinin, malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması, bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi zorunludur. Anılan maddede yer alan “rüçhanlı alacak” sözcüğü, taşınmazla temin edilen ipotekli alacakları ifade eder. İpotek alacaklısının, satışın, ipotek bedelinden daha aşağıya yapılmasına muvafakat etmesi halinde ihalenin, rüçhanlı alacak olan ipotek alacağının altında bir bedelle yapılması mümkündür. İhale bedelinin, İİK.’nun 129. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olmaması ise, tek başına ihalenin feshi sebebi olup; ihale bedeli muhammen bedel üzerinde olsa da mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, taşınmazlardan 25 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 1.124,50 TL, ihale bedelinin ise 1.250,00TL olduğu, 7.883,58 TL gazete ilan gideri, 858,00 TL kıymet takdiri tebliğ ve satış ilanı tebliğ gideri, 936,90 TL kıymet takdiri harcı olmak üzere toplam 9.678,48 TL ortak masraf yapıldığı, aynı satış ilanı ile 9 adet taşınmaz satışa çıkartıldığından taşınmaz başına düşen ortak giderin 1.075,39 TL olduğu görülmüş, buna göre; 25 parselin muhammen bedelinin %50’si olan 562,25 TL’ye bu taşınmaza düşen gider 1.075,39 TL eklenmesi halinde dahi, 1.250,00 TL olan ihale bedelinin, hesap edilen 1.637,64TL’yi karşılamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, paraya çevirme giderlerine kıymet takdiri için yapılan keşif ve bilirkişi masrafllarının da ilavesi gerekir.
İİK’nun129/1. maddesi gereğince bu husus tek başına ihalenin feshi nedeni olduğu gibi, mahkemece de re’sen gözetilmelidir.
O halde, bölge adliye mahkemesince; 25 parsel sayılı taşınmaz yönünden şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, bu taşınmaz yönünden istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2022 tarih ve 2022/1480 E.- 2022/2191 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.