YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13530
KARAR NO : 2022/18409
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
Marka hakkını ihlal etmek ve haksız rekabet suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/03/2021 tarihli ve 2021/30946 soruşturma, 2021/39842 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/5802 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.10.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve KYB. 2022-130452 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin Cansuyu markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, markanın haksız rekabet oluşturacak şekilde n11.com adlı platformda “…-TOPTAN” isimli internet satış mağazasında kullanıldığını tespit ettiklerini belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin internet sitesine koyduğu görsellerin doğru olduğunu, internet sitesinde bulunan malların orijinal olduğunu düşünerek piyasada faturalı alım/satım yapmış olabileceğini beyan ettiği, şikayetçi firma tarafından herhangi bir ürün sunulmadığı, bu itibarla ürünlerin taklit veya orijinal olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasının mümkün olmadığı ve şikayete konu eylemde haksız rekabet suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin 04/03/2021 tarihli savcılıktaki ifadesinde şikayete konu ürünleri nakit olarak piyasada her yerde satıldıkları için alıp gönderdiklerini, mal sattıklarına ve şikayetçi firmanın kendilerinden mal aldığına dair dosyada delil olmadığını, pandemi döneminde hiç satış yapamadıklarını, internet üzerinden satışa koydukları ürünlerin orijinal olduğunu düşünerek faturalı mal alıp sattıklarını beyan ederek şikayete konu ürünlerin satışını yapıp yapmadığı konusunda çelişkili ifadeler kullanmış olması karşısında, öncelikle şüphelinin 04/03/2021 tarihli ifadesindeki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeniden savunması alınıp, şikayet dilekçesi ekinde sunulan internet sayfa görüntüleri nazara alınarak, paylaşımların yapıldığı internet hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılarak anılan ürünlerin hala satışa arz edilip edilmediğinin tetkiki, şüpheli firmaya ait defter ve belgelerin incelenerek anılan ürünlerin satılıp satılmadığını, satılmış ise nereden temin edildiğinin irsaliye faturalarının incelenerek tespiti, gerekli görülmesi halinde mağazada arama yapılarak taklit ürünlerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği
cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, şüpheli Durali … bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmekle;
Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.05.2021 tarih ve 2021/5802 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.