Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3513 E. 2009/2370 K. 22.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3513
KARAR NO : 2009/2370
KARAR TARİHİ : 22.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı, nakit teminat kesintisi ve teminat bonosunun iadesi istemleriyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemece fesihte davalının haklı olduğu, SSK prim borçlarının nakit teminat kesintisiyle karşılanamadığı, teminat bonosunun verildiği de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında Bayındırlık birim fiyatlarıyla inşaat yapım sözleşmesi imzalanmış, sözleşme davalı Kooperatif tarafından 28.03.2003 tarihli ihtarname ile fesh edilmiştir. Aynı mahkemede davacı yüklenici tarafından hakediş alacaklarının ödenmesi istemiyle açılan davada davalı iş sahibi Kooperatif sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan zararlarının tahsili istemiyle karşı dava açmış, mahkemece, yüklenicinin davasının kısmen kabulüne, iş sahibi Kooperatifin karşı davasının borçlarını ifa etmemesi nedeniyle fesihte kusurlu olduğu kabul edilerek tümüyle reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 20.05.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Bu haliyle iş sahibi Kooperatifin fesihte haksız olduğu kesin hükümle sabit olduğundan artık eldeki bu davada kusur tartışması yapılamaz. O halde mahkemece yapılması gereken iş, sözleşmenin tek taraflı irade beyanıyla feshinin sonuç doğuracağı gözetilerek fesih iradesinin bildirildiği 28.03.2003 tarihine göre kalan iş miktarı itibariyle davacının, BK’nın 325. maddesi hükümlerince, iş yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı veya kazanmaktan kasden feragat eylediği şeyi mahsup etmek suretiyle hesaplatmak ve böylece bulunan davacının kâr kaybını hüküm altına almaktan ibarettir. Kesinleşen karar gerekçesi gözetilmeden davanın tümüyle reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.