YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11084
KARAR NO : 2006/13441
KARAR TARİHİ : 20.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 15.11.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; … yönünden davanın kabulüne, … hakkındaki davanın reddine dair verilen 1.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalılar adına tesbit ve tescil edilen 271 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydı miktar fazlasının meradan elde edildiğini ileri sürerek, dayanak kayıt miktar fazlasının tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mmahkemenin davanın kısmen kabulü yolunda kurduğu hüküm Dairemizce; tapu maliklerinden …’ın davanın açılmasından önce 2.9.1997 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 1.6.1978 tarih 4/5 sayılı kararında da belirtildiği üzere ölmüş kişiye karşı açılmış davaya, ölü kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak veya davaya dahil edilmek suretiyle devam edilemeyeceği, ölmüş kişiye karşı açılmış davanın, dava şartının bulunmamasından dolayı reddi gerektiği, öte yandan, keşiften sonra teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 8.10.2001 günlü rapor ve krokide dava konus 4 parsel sayılı taşınmazın (A) işaretli 2000 metrekarelik kesiminin Toprak Tevzi Komisyonunca tanzim edilen paftada dere olarak sınırlandırıldığının anlaşıldığı, mahkemece bu kesimin zilyetlikle iktisaba elverişli kuru dere olup olmadığı ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan bu kesime ilişkin davanın reddinin de ayrıca doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma sonunda mahkemece, 27.6.2004 tarihli bilirkişi krokisinde A harfi ile işaretli 2000 metrekarelik kısmın 271 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydından iptali ile dere (metruk dere yatağı) olarak terkinine, hazineye ait olduğunun tesbitine, bozmadan önceki bilirkişi krokisinde B işaretli kısım bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davadan önce öldüğü anlaşılan davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
İptali istenen ve kısmen iptaline karar verilen 271 ada 4 parsel sayılı taşınmaz tapuda 1/2’şer pay itibariyle … oğlu … ve … oğlu … adına kayıtlıdır. …’ın davanın açılmasından önce öldüğü dosyadaki veraset ilamından anlaşılmaktadır. Ölü … hakkındaki davanın reddi yerindedir. Ancak, davanın niteliğide gözetilerek iptali istenen tapu kaydında, paydaş bulunan …’in davada taraf olmaları zorunlu mirasçıları hakkında harcını vererek usulüne uygun dava açması için davacı süre verilmesi ve mirasçılar hakkında açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesinden sonra davaya devam edilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, bozma ilamında bozma dışı bırakılan kısımlar yönünden de mahkemece hüküm kurulmaması doğru değildir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. İlk hüküm Yargıtay’ca bozulmakla hayatiyetini kaybeder. Bu durumda bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istek kalemlerini karşılar biçimde yeniden yazılması gerekirken bozma dışı bırakılan ve lehine olan taraf için ancak usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlarda hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 20.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.