Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/10745 E. 2006/12971 K. 13.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10745
KARAR NO : 2006/12971
KARAR TARİHİ : 13.11.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.9.2005 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı müdahalenin meni ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 21.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, tapu sicilinde 67 ada 2 parsel numarası ile adına kayıtlı taşınmazın üzerinde zemin katı dükkan olmak üzere iki normal kattan ibaret binası bulunduğunu, batı bitişiği olan davalı …’a ait bina için yapılan çatı oluklarının davacı binasına bitişik olarak indirildiği ve bakım ve özen gösterilmeyerek bu oluklardan kendi taşınmazına sızmalar olması nedeniyle zarar gördüğünü bildirerek, verdirilen bu zararın sonlandırılmasına, yine doğu bitişiği olan davalı Hayriye Altın’a ait bina zemininde yer alan foseptik çukurunun da izole edilmemesi nedeniyle sızmalar yaparak davacıya ait binanın bodrumunda hasarlar meydana getirmeye başladığını ileri sürerek bunun da men’ine karar verilmesini, ayrıca her iki tarafça yaratılan fiili durum nedeniyle doğmuş bulunan zararların tazminen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerelinde uzma bilirkişi hazır edilmiş ise de kendisinden infaza elverişli bir kroki istenmemiştir. Sözü edilen uzman bilirkişi davacı taşınmazına verdirilen zararları belirlemiş bulunduğuna göre bunların giderilmesi konusunda neler yapılması gerektiğini de infaza elverişli olacak şekilde raporuna geçirmesi gerekir. Hüküm verilirken gerek kısa kararda ve gerekse gerekçeli kararda davanın kabul edilen bölümleri için nasıl bir infaz işlemi yapılacağı yer almamıştır. HUMK.388 ve 389 maddeleri gereğince hükmün kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açık olması ve infaz sırasında terüddüte yer vermeyecek şekilde uygulama kabiliyetinin bulunması gerekir.
Mahkemece hüküm fıkrasında yazılı olduğu biçimde infazı olanaksız şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar İsmail Bozdağ ve Hayriye Altın’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.