Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2895 E. 2009/2878 K. 20.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2895
KARAR NO : 2009/2878
KARAR TARİHİ : 20.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı yüklenici tarafından bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine itiraz üzerine 2.700,00 TL asıl alacak yönünden takibe itirazın iptâli ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece itirazın iptâli ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı iş sahibinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılacak işlerin bedeli 3.900,00 TL’dir. Davacı yüklenici icra takibinde bakiye alacağı olan 2.700,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, dava dilekçesinde de bakiye alacağının 2.700,00 TL olduğunu açıklamıştır. Davacının talep şekline göre iş bedeline mahsuben kendisine 1.200,00 TL ödendiği kabul edildiğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen iş bedeli (3.785,00 TL-1.035,00 TL)=2.750,00 TL’den ödeme tutarı 1.200,00 TL’nin mahsubu ile kalan 1.550,00 TL üzerinden icra takibine itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken, ödeme tutarı nazara alınmadan ve işlemiş faiz tutarının dava konusu yapılmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-İtirazın iptâli davası sonucu alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazının haksız ve alacağın likid (muayyen) olması gerekir (İİK’ md.67.). Somut olayda alacak miktarı bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlendiğinden ortada likid bir alacağın varlığı kabul edilemeyeceğinden hükmedilen miktar üzerinden davacı yararına %40 inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) ve (3.) bentlerde yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.