YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1057
KARAR NO : 2009/2084
KARAR TARİHİ : 10.04.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, “İş Makinası Kira Sözleşmesi” ile sözleşmenin diğer hususlar başlıklı bölümünün 6. maddesi gereğince malzemenin serme ve sıkıştırma işinden kaynaklanmış olup, Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddelerinden kaynaklanan eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan dava ve bu ilişkiden kaynaklanan alacaklarla ilgili icra takiplerinde HUMK’nın 9,10 ve 22. maddeleri ile ilâmsız icra takiplerinde icra dairesinin yetkisini düzenleyen İİK’nın 50. maddesine göre, genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yeri, akdin ifa yeri ve kararlaştırılmışsa sözleşmede belirtilen yer mahkeme ya da icra daireleri yetkilidir. Davacı akdî ilişkiyi kanıtlamak için “İş Makinası Kira Sözleşmesi” karşılıklı tarihsiz belgeyi ibraz etmiştir. Sözkonusu sözleşmenin “Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün 3. bendinde ihtilâfların çözümünde … ve … Mahkemeleri ile icra daireleri yetkili kılınmıştır. Sözleşme ilişkisinin geçerli olarak kurulduğunun anlaşılması halinde konulan yetki şartı geçerli olacağından … İcra Daireleri ile mahkemelerinin icra takibi ve davaya bakmakta yetkili olduklarının kabulü gerekecektir. Bu halde mahkemece, sözkonusu sözleşme altındaki davalı şirkete atfen atılan imza ve içeriği konusunda davalının beyanı alınarak imzaya ve imzalayanın temsil yetkisine itiraz edildiğinde bu husus gerektiğinde imza incelemesi yaptırılmak ve Borçlar Kanunu’nun 32 ve 38. maddeleri de dikkate alınarak araştırılmak suretiyle sözleşmenin geçerli ve davalıyı bağlayıcı olduğunun saptanması durumunda HUMK’nın 22. maddesi gereğince yetki itirazını reddederek işin esasının incelenmesi, sözleşmenin geçersiz ve bağlayıcı olmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın reddedilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu ret kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.